“Akıllı Işın” Dönemi; Kanser Tedavisinde Nokta Atışı Devrim
“Akıllı Işın” Dönemi; Kanser Tedavisinde Nokta Atışı Devrim
MNT Medikal Direktörü Dr. Cengiz Taşçı: “Artık sadece tümörü görmüyoruz, doğrudan hedef alıp yok edebiliyoruz.” Nükleer tıpta teranostik yöntemiyle hem teşhis hem tedavi birlikte yapılabiliyor.
ANTALYA– Nükleer tıp alanında son yıllarda öne çıkan “teranostik” yöntem, kanser tedavisinde yeni bir dönemi başlatıyor. MNT Medikal Direktörü Dr. Cengiz Taşçı, bu yöntemin klasik tedavilerle birlikte son derece etkili sonuçlar verdiğini belirterek, “Artık gördüğümüzü vuruyor, vurduğumuzu da takip edip sonucunu izleyebiliyoruz” dedi.
Dr. Taşçı’nın verdiği bilgilere göre, bu yöntemle kanser hücrelerinin yüzeyinde bulunan özel moleküller hedef alınıyor. Bu moleküllere bağlanan radyoaktif ajanlar sayesinde tümörler vücut içinde net bir şekilde görüntülenebiliyor.
- “Tümörler vücutta adeta ışık yakıyor”
Teranostik yöntemde kullanılan gama veya pozitron yayan radyonüklitler, vücutta ilerledikleri her noktadan sinyal vererek tümör odaklarını görünür hale getiriyor. Bu sayede klasik yöntemlerle tespit edilmesi zor olan küçük ya da gizli tümörler bile ortaya çıkarılabiliyor.
Dr. Taşçı, “Bu ajanlar kan dolaşımıyla tümör nerede olursa olsun, ister derin dokularda ister ulaşılması zor bölgelerde olsun, yerini bize gösteriyor” ifadelerini kullandı.
- Sağlıklı dokular korunarak tedavi ediliyor
Klasik radyoterapiden farklı olarak radyoaktif ilaçların damar yoluyla verilerek hedef dokuya doğrudan taşındığına dikkat çeken Dr. Taşçı,
“Bu yöntemde tedavi edici ajan doğrudan hedef hücreye gidiyor. Alfa ve beta ışını yayan partiküller, tümör hücresinin içine girerek hücreyi içeriden yok ediyor. Böylece kalp, akciğer gibi hayati organlar korunuyor” dedi.

- “Gördüğümüzü vuruyoruz, sonucunu da ölçüyoruz”
Teranostik yaklaşımın en önemli avantajlarından birinin tedavi sürecinin izlenebilir olması olduğunu belirten Dr. Taşçı, “Önce görüntüleme ile tümörü tespit ediyoruz. Ardından aynı molekül üzerinden tedavi uyguluyoruz. Sonrasında ise ne kadar başarılı olduğumuzu tekrar görüntüleme ile ölçebiliyoruz. Bu, kanser tedavisinde çok önemli bir aşama” diye konuştu.
Yeni geliştirilen ajanlarla yalnızca tümörün değil, tümörün çevresinde oluşan mikro ortamın da görüntülenebildiğini belirten Taşçı, bunun bazı kanserlerin belirlenmesini ve hastalığın yayılımını daha doğru analiz etmeyi sağladığını ifade etti.
- Türkiye’de son yıllarda hız kazandı
Teranostik tedavilerin dünyada ve Türkiye’de tiroit kanseri tedavisi ile başladığını son 10 yıldır prostat kanseri ve nöroendokrin tümörlerde önemli başarılar ortaya konduğunu söyleyen Dr. Taşçı, özellikle son 3 yılda bu alanda ciddi bir gelişim yaşandığını kaydetti. Ancak bu tedavilerin şu an için ağırlıklı olarak üniversite hastaneleri, şehir hastaneleri ve üçüncü basamak sağlık merkezlerinde uygulanabildiğini belirtti.
- Alzheimer’da yeni umut: Anti-amiloid tedaviler
Dr. Cengiz Taşçı, nükleer tıp alanındaki gelişmelerin yalnızca kanserle sınırlı olmadığını, Alzheimer hastalığında da önemli ilerlemeler yaşandığını söyledi. Alzheimer’ın temel nedenlerinden birinin beyinde biriken amiloid plaklar olduğuna dikkat çeken Taşçı, “Yeni geliştirilen anti-amiloid ilaçlar bu plakları hedef alıyor. Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak artık mümkün hale geldi” dedi.
ABD’de onay alan ve kullanılmaya başlanan bu tedavilerin Avrupa’da da kabul gördüğünü belirten Taşçı, Türkiye’de de yakın dönemde uygulamaya girmesinin beklendiğini ifade etti.
Erken teşhisin önemine dikkat çeken Taşçı, amiloid PET görüntüleme ve MR tekniklerinin yanı sıra yapay zeka destekli sistemlerle tanı doğruluğunun önemli ölçüde arttığını sözlerine ekledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.