ANADOLU’NUN MİMARİ MİRASI AY’A TAŞINIYOR!
ANADOLU’NUN MİMARİ MİRASI AY’A TAŞINIYOR!
Türk mimar Ayşe Ören, Harran evleri ve Kapadokya’nın kaya yerleşimlerinden ilham alarak geliştirdiği MoonArch projesini Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi’nde tanıttı. Proje, Ay’ın kendi toprağını kullanarak insanların uzun süre yaşayabileceği korunaklı yerleşimler kurmayı hedefliyor.
ANTALYA - İnsanlık Ay’a ulaşmanın ötesinde, orada kalıcı bir yaşam kurmanın yollarını arıyor. Türk mimar, tasarımcı ve uzay mimarlığı araştırmacısı Ayşe Ören’in geliştirdiği MoonArch projesi, bu arayışa mimarlık ve kültürel miras perspektifinden farklı bir yaklaşım getiriyor.
Ören, 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) sunduğu projeyle, Anadolu’nun geleneksel yapı kültüründen ilham alan bir Ay yerleşimi konseptini uluslararası bilim ve uzay çevrelerinin gündemine taşıdı.
- HARRAN VE KAPADOKYA’DAN AY’A UZANAN İLHAM

MoonArch projesinin dikkat çeken yönlerinden biri, Anadolu’nun mimari birikimini geleceğin uzay yerleşimleriyle buluşturması. Harran’ın kubbeli evleri ve Kapadokya’nın doğal kaya oluşumlarıyla bütünleşen yerleşimleri, projenin tasarım yaklaşımına ilham veren örnekler arasında yer alıyor.
Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayan geleneksel yapı anlayışından hareket eden Ören, yerel kaynakları değerlendiren ve korunaklı yaşam alanları oluşturan mimari ilkeleri Ay koşullarına uyarlamayı amaçlıyor. Projede tarihî yapıların biçimleri doğrudan kopyalanmıyor; bu yapıların arkasındaki kaynak kullanımı, korunma ve çevreyle uyum anlayışı modern bir tasarım yaklaşımına dönüştürülüyor.
- AY TOPRAĞINDAN KORUNAKLI YAŞAM ALANLARI
MoonArch, Dünya’dan Ay’a taşınması gereken yapı malzemelerini azaltmak için Ay yüzeyindeki regolitin, yani gevşek toprak ve kaya parçalarından oluşan yüzey tabakasının kullanılmasını öneriyor.
Konsept kapsamında regolit dolgulu torbalarla oluşturulacak dış koruyucu kabuğun, jeodezik destek sistemi ve basınçlandırılmış şişirilebilir yaşam modülleriyle bir araya getirilmesi planlanıyor. Yeraltı ve yarı gömülü yerleşim yaklaşımıyla radyasyon, mikrometeoritler ve aşırı sıcaklık değişimleri gibi risklere karşı daha korunaklı alanlar oluşturulması hedefleniyor.

Projenin bir diğer önemli boyutunu ise insan yaşamına odaklanması oluşturuyor. MoonArch, yalnızca barınma ve güvenlik ihtiyaçlarını değil, ortak sosyal alanları, dolaşım bağlantılarını ve insanların psikolojik iyilik hâlini de tasarımın parçası olarak ele alıyor.
Ören’in yaklaşımı, Ay’da yalnızca hayatta kalmaya yönelik yapılar inşa etmekten öte, insanların uzun süre yaşayabileceği bir çevre oluşturmayı amaçlıyor.
- KAVRAMSAL PROJEDEN UYGULAMAYA UZANAN HEDEF
Henüz kavramsal geliştirme aşamasında bulunan MoonArch’ın hayata geçirilebilmesi için yapısal dayanım, radyasyon koruması, malzeme özellikleri ve inşa edilebilirlik gibi konularda mühendislik çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor. Projenin ilerleyen aşamalarında teknik değerlendirmeler, malzeme araştırmaları ve prototipleme çalışmalarının yapılması hedefleniyor.

Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı mezunu olan Ayşe Ören, sanat, mimarlık ve tasarım alanındaki çalışmalarını uzay mimarlığı araştırmalarıyla birleştiriyor. Ören, Kepler Space Institute’ta uzay mimarlığı alanındaki yüksek lisans eğitimini sürdürürken uluslararası uzay etkinliklerinde de çalışmalarını paylaşıyor.
Türkiye’den uzay araştırmalarına mimarlık ve tasarım perspektifinden katkı sunmayı amaçlayan MoonArch, gelecekte üniversiteler, araştırma kuruluşları, mühendislik ekipleri ve uzay teknolojisi şirketleriyle geliştirilebilecek iş birliklerine açık bir konsept olarak öne çıkıyor.
Anadolu’nun yüzyıllar içinde şekillenen mimari deneyimini Ay’da yaşam fikriyle buluşturan proje, uzayın geleceğine ilişkin önemli bir soruyu da gündeme getiriyor: İnsanlık bir gün Ay’da kalıcı olarak yaşayacaksa, kendisine nasıl bir dünya kuracak?
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.