Antalya Turizminde Tarihi Adım: Kaynak İsrafına Karşı "Antalya Kriterleri" Başlatıldı!

GÜNDEM - GENEL (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 03.11.2026 - 15:20, Güncelleme: 03.11.2026 - 15:20 10118 kez okundu.
 

Antalya Turizminde Tarihi Adım: Kaynak İsrafına Karşı "Antalya Kriterleri" Başlatıldı!

Antalya, COP31 öncesi turizmde sürdürülebilirlik hamlesiyle dünya sahnesine çıkıyor. ATSO öncülüğünde imzalanan ortak eylem planı ile otellerden restoranlara kadar tüm sektörde gıda, su ve enerji israfına karşı ortak bir dönem başlıyor.
ANTALYA - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Atatürk Konferans Salonu, kentin turizm geleceğini doğrudan şekillendirecek tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kamu kurumları, akademisyenler, yerel yönetimler ve turizm sektörünün önde gelen sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilen "Turizmde Kaynak İsrafının Azaltılmasına Yönelik Ortak Eylem Planı", tüm paydaşların katıldığı coşkulu bir törenle kamuoyuna tanıtıldı.                                                              Dünyanın en prestijli çevre etkinliklerinden biri olan COP31 İklim Zirvesi’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek olması, açıklanan bu eylem planının stratejik önemini bir kat daha artırdı. Toplantıda konuşan isimler, Antalya'nın sadece ağırladığı turist sayısıyla değil, doğasını koruyan ve kaynaklarını verimli kullanan yönetim anlayışıyla da dünyaya örnek olması gerektiğinin altını çizdi. "COP31 Fırsatını Kalıcı Bir Yeşil Dönüşüme Çevirmeliyiz"                                               Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sarı, hazırlanan eylem planının kent vizyonundaki yerine dikkati çekti. Antalya'nın dünya turizmindeki güçlü konumunun büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini belirten Sarı, konuşmasında şu ifadeleri öne çıkardı: "Turizmde sürdürülebilir başarıyı yalnızca ziyaretçi sayısıyla ya da elde edilen gelirle ölçemeyiz. Doğal kaynaklarımızı nasıl kullandığımız ve gelecek nesillere nasıl bir Antalya bırakacağımız bu başarının ayrılmaz bir parçasıdır.   İsraf edilen gıda, fazladan tüketilen su ve enerji işletmelerimiz için doğrudan bir maliyettir. Önümüzdeki COP31 İklim Zirvesi kentimiz için büyük bir fırsat. Amacımız, COP31’in oluşturacağı farkındalığı kalıcı bir iş birliğine dönüştürmek;   Antalya turizminin suyu, enerjiyi ve gıdayı en verimli şekilde kullandığı bir yapıyı inşa etmektir. Hazırladığımız Antalya Kriterleri Bildirisi'nin gerçek gücü, imzalardan çok işletmelerimizde hayata geçirilmesiyle ortaya çıkacaktır." Sarı ayrıca; Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ATSO, Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi, AKTOB, POYD ve AGYİD iş birliğiyle Temmuz–Eylül 2026 döneminde 4 yürütme kurulu toplantısı yapıldığını ve 100 işletmeye ulaşan anket çalışmalarıyla sürecin bilimsel bir altyapıya kavuşturulduğunu vurguladı. "Geleceğimiz Çocuklarımızdan Emanet: Sertifikasyon Şart"                                                                    Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök ise doğayı korumanın ve sürdürülebilirliği turizm politikasının merkezine koymanın önemine değindi. Doğal güzelliklerin geçmişten kalan bir miras değil, geleceğe iletilecek bir emanet olduğunu hatırlatan Gök, bakanlık düzeyinde yürütülen çalışmalardan bahsetti: "Bakanlığımız, Türkiye genelindeki tüm konaklama tesislerinin Sürdürülebilir Turizm Belgesi kriterlerini yerine getirmesini sağlayarak ülkemizi küresel rekabette öne çıkaran çok önemli bir adım attı. Zorunlu hale getirilen bu sertifikasyon süreci, sektörümüz ve özel sektör paydaşlarımız tarafından da son derece olumlu karşılandı. Bugün kamu ve özel sektör el ele vererek Antalya'nın geleceğini şekillendirecek somut bir eylem planı ortaya koydu. Bu plan, kentimizin kaynaklarını korurken turizmimizin yarınlarını da garanti altına alacaktır." Prof. Dr. Mehmet Yazıcı'dan "5 Temel Sütun" Sunumu                                                              Hazırlanan ortak deklarasyon ve eylem planının teknik detaylarını sunan Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, planın mantığını ve uygulanacak somut adımları katılımcılarla paylaştı. Prof. Dr. Yazıcı'nın sunduğu "Antalya Kriterleri Bildirisi" ve yol haritası 5 ana başlık etrafında şekilleniyor: 1. Gıda İsrafını Azaltmak: Satın alma, stoklama ve mutfak süreçlerindeki kayıpların ölçülmesi; açık büfe ve toplu servis sistemlerinde yenilikçi porsiyon planlaması yapılması; tüketime uygun ihtiyaç fazlası gıdaların sosyal faydaya dönüştürülmesi ve organik atıkların kompost/biyogaz olarak geri kazanılması. 2. Su İsrafını Azaltmak: Yeraltı ve yerüstü su tüketiminin anlık takibi; mutfak, peyzaj ve çamaşırhanelerde su verimli ekipman kullanımının zorunlu kılınması ve arıtılmış alternatif suların yeniden kullanımı. 3. Enerji Verimliliği ve Emisyon: Yüksek enerji tüketen alanların tespiti; otomasyon sistemlerine geçiş; yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi ve tesis bazlı sera gazı emisyonlarının ölçülmesi. 4. Malzeme ve Atık Yönetimi: Tek kullanımlık plastiğin ve ambalaj atıklarının en aza indirilmesi; atıkların kaynağında ayrıştırılması ve döngüsel ekonomi modelinin tesislere entegre edilmesi. 5. Ortak Yönetişim ve Ölçülebilirlik: İşletme ölçeğine uygun yıllık hedeflerin koyulması, personel eğitimleri, misafir katılımının teşvik edilmesi ve her yılsonunda açıklanacak "Antalya Turizmde Kaynak Verimliliği İlerleme Raporu" ile sürecin şeffaf şekilde izlenmesi. "Hedefimiz Daha Az Hizmet Değil, Daha Akıllı Kaynak Kullanımı"   Sektör adına söz alan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu ise uygulamadaki mantık değişimine dikkat çekti: "Yıllarca misafir memnuniyetini her şeyin önünde tuttuk.     Ancak bugün küresel ölçekte rekabet etmek istiyorsak, misafir memnuniyeti ile kaynak verimliliğini birlikte yönetmek zorundayız. Hedefimiz hizmet kalitesini düşürmek değil, aynı hizmeti daha az kaynak tüketerek sunabilmektir. Artık tasarruf konusu sadece teknik ekiplerin değil; genel müdürden kat görevlisine, mutfaktan satın almaya kadar herkesin ortak sorumluluğudur. Antalya'yı dünyada kaynaklarını en verimli kullanan turizm destinasyonu yapmaya kararlıyız."                                                                  Tören, turizm sektörünün önde gelen kurum ve dernek temsilcilerinin "Kaynak İsrafını Önleme Ortak Eylem Planı Protokolü"ne attığı imzalarla sona erdi.
Antalya, COP31 öncesi turizmde sürdürülebilirlik hamlesiyle dünya sahnesine çıkıyor. ATSO öncülüğünde imzalanan ortak eylem planı ile otellerden restoranlara kadar tüm sektörde gıda, su ve enerji israfına karşı ortak bir dönem başlıyor.

ANTALYA - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Atatürk Konferans Salonu, kentin turizm geleceğini doğrudan şekillendirecek tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kamu kurumları, akademisyenler, yerel yönetimler ve turizm sektörünün önde gelen sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilen "Turizmde Kaynak İsrafının Azaltılmasına Yönelik Ortak Eylem Planı", tüm paydaşların katıldığı coşkulu bir törenle kamuoyuna tanıtıldı.

                                                            

Dünyanın en prestijli çevre etkinliklerinden biri olan COP31 İklim Zirvesi’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek olması, açıklanan bu eylem planının stratejik önemini bir kat daha artırdı. Toplantıda konuşan isimler, Antalya'nın sadece ağırladığı turist sayısıyla değil, doğasını koruyan ve kaynaklarını verimli kullanan yönetim anlayışıyla da dünyaya örnek olması gerektiğinin altını çizdi.

" COP31 Fırsatını Kalıcı Bir Yeşil Dönüşüme Çevirmeliyiz"

                                             

Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sarı, hazırlanan eylem planının kent vizyonundaki yerine dikkati çekti. Antalya'nın dünya turizmindeki güçlü konumunun büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini belirten Sarı, konuşmasında şu ifadeleri öne çıkardı: "Turizmde sürdürülebilir başarıyı yalnızca ziyaretçi sayısıyla ya da elde edilen gelirle ölçemeyiz. Doğal kaynaklarımızı nasıl kullandığımız ve gelecek nesillere nasıl bir Antalya bırakacağımız bu başarının ayrılmaz bir parçasıdır.

 

İsraf edilen gıda, fazladan tüketilen su ve enerji işletmelerimiz için doğrudan bir maliyettir. Önümüzdeki COP31 İklim Zirvesi kentimiz için büyük bir fırsat. Amacımız, COP31’in oluşturacağı farkındalığı kalıcı bir iş birliğine dönüştürmek;

 

Antalya turizminin suyu, enerjiyi ve gıdayı en verimli şekilde kullandığı bir yapıyı inşa etmektir. Hazırladığımız Antalya Kriterleri Bildirisi'nin gerçek gücü, imzalardan çok işletmelerimizde hayata geçirilmesiyle ortaya çıkacaktır."

Sarı ayrıca; Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ATSO, Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi, AKTOB, POYD ve AGYİD iş birliğiyle Temmuz–Eylül 2026 döneminde 4 yürütme kurulu toplantısı yapıldığını ve 100 işletmeye ulaşan anket çalışmalarıyla sürecin bilimsel bir altyapıya kavuşturulduğunu vurguladı.

"Geleceğimiz Çocuklarımızdan Emanet: Sertifikasyon Şart"

                                                                  

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök ise doğayı korumanın ve sürdürülebilirliği turizm politikasının merkezine koymanın önemine değindi. Doğal güzelliklerin geçmişten kalan bir miras değil, geleceğe iletilecek bir emanet olduğunu hatırlatan Gök, bakanlık düzeyinde yürütülen çalışmalardan bahsetti: "Bakanlığımız, Türkiye genelindeki tüm konaklama tesislerinin Sürdürülebilir Turizm Belgesi kriterlerini yerine getirmesini sağlayarak ülkemizi küresel rekabette öne çıkaran çok önemli bir adım attı. Zorunlu hale getirilen bu sertifikasyon süreci, sektörümüz ve özel sektör paydaşlarımız tarafından da son derece olumlu karşılandı. Bugün kamu ve özel sektör el ele vererek Antalya'nın geleceğini şekillendirecek somut bir eylem planı ortaya koydu. Bu plan, kentimizin kaynaklarını korurken turizmimizin yarınlarını da garanti altına alacaktır."

Prof. Dr. Mehmet Yazıcı'dan "5 Temel Sütun" Sunumu

                                                            

Hazırlanan ortak deklarasyon ve eylem planının teknik detaylarını sunan Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, planın mantığını ve uygulanacak somut adımları katılımcılarla paylaştı.

Prof. Dr. Yazıcı'nın sunduğu " Antalya Kriterleri Bildirisi" ve yol haritası 5 ana başlık etrafında şekilleniyor:

  • 1. Gıda İsrafını Azaltmak: Satın alma, stoklama ve mutfak süreçlerindeki kayıpların ölçülmesi; açık büfe ve toplu servis sistemlerinde yenilikçi porsiyon planlaması yapılması; tüketime uygun ihtiyaç fazlası gıdaların sosyal faydaya dönüştürülmesi ve organik atıkların kompost/biyogaz olarak geri kazanılması.

  • 2. Su İsrafını Azaltmak: Yeraltı ve yerüstü su tüketiminin anlık takibi; mutfak, peyzaj ve çamaşırhanelerde su verimli ekipman kullanımının zorunlu kılınması ve arıtılmış alternatif suların yeniden kullanımı.

  • 3. Enerji Verimliliği ve Emisyon: Yüksek enerji tüketen alanların tespiti; otomasyon sistemlerine geçiş; yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi ve tesis bazlı sera gazı emisyonlarının ölçülmesi.

  • 4. Malzeme ve Atık Yönetimi: Tek kullanımlık plastiğin ve ambalaj atıklarının en aza indirilmesi; atıkların kaynağında ayrıştırılması ve döngüsel ekonomi modelinin tesislere entegre edilmesi.

  • 5. Ortak Yönetişim ve Ölçülebilirlik: İşletme ölçeğine uygun yıllık hedeflerin koyulması, personel eğitimleri, misafir katılımının teşvik edilmesi ve her yılsonunda açıklanacak "Antalya Turizmde Kaynak Verimliliği İlerleme Raporu" ile sürecin şeffaf şekilde izlenmesi.

"Hedefimiz Daha Az Hizmet Değil, Daha Akıllı Kaynak Kullanımı"

 

Sektör adına söz alan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu ise uygulamadaki mantık değişimine dikkat çekti: "Yıllarca misafir memnuniyetini her şeyin önünde tuttuk.

 

 

Ancak bugün küresel ölçekte rekabet etmek istiyorsak, misafir memnuniyeti ile kaynak verimliliğini birlikte yönetmek zorundayız. Hedefimiz hizmet kalitesini düşürmek değil, aynı hizmeti daha az kaynak tüketerek sunabilmektir. Artık tasarruf konusu sadece teknik ekiplerin değil; genel müdürden kat görevlisine, mutfaktan satın almaya kadar herkesin ortak sorumluluğudur. Antalya'yı dünyada kaynaklarını en verimli kullanan turizm destinasyonu yapmaya kararlıyız."

                                                                

Tören, turizm sektörünün önde gelen kurum ve dernek temsilcilerinin "Kaynak İsrafını Önleme Ortak Eylem Planı Protokolü"ne attığı imzalarla sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.