Antalya’da Sağlık Zirvesi: “Nefes Hayattır”
Antalya’da Sağlık Zirvesi: “Nefes Hayattır”
Antalya Belek’te düzenlenen Akciğer Sağlığı Kongresi’nde uzmanlar; akciğer kanserinden hava kirliliğine, Koah hastalığına kadar toplum sağlığını tehdit eden kritik konularda çarpıcı uyarılarda bulundu.
ANTALYA – Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından 25-28 Mayıs 2026 tarihleri arasında Antalya Belek’teki Sueno Otel’de düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi (UASK 2026), yoğun katılım ve bilimsel gündemiyle dikkat çekiyor. Türkiye’den ve dünyadan yüzlerce bilim insanını buluşturan kongre, hem hekimlerin mesleki gelişimine hem de toplum sağlığının korunmasına katkı sunuyor.

- Akciğer Kanseri ve Bilimsel Yenilikler Masada
Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, etkinliğin önemine dikkat çekerek, “Bu kongre yalnızca bilimsel bir buluşma değil, aynı zamanda ülkemizde akciğer sağlığını geliştirmek için büyük bir fırsattır” dedi.Prof. Dr. Karadeniz, akciğer kanserinin dünyada her 10 kişiden birinde görüldüğünü ve en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Karadeniz, kongrede özellikle akciğer kanseri, enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım uygulamaları ve interstisyel akciğer hastalıklarının ele alındığını belirtti. Kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin giderek önem kazandığını ifade eden Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, “Bilimsel yeniliklerin paylaşılması hem hekimlerimiz hem de toplum sağlığı açısından büyük değer taşıyor” diye konuştu.
- KOAH’ta Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Dünya genelinde 50 yaş üstü her 10 kişiden birinde görülen ve yüksek ölüm riski taşıyan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ile ilgili de kritik uyarılarda bulunan Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, hastalığın ilerleyici doğasına dikkat çekerek, "Erken tanı, mortaliteyi (ölüm oranını) önlemek açısından hayati önem taşıyor," dedi.
- Dünyadaki Ölümlerin %6’sının Sebebi: KOAH
KOAH’ın nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi kronik semptomlarla seyreden, tam geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Karadeniz, çarpıcı veriler paylaştı. Hastalığın dünya genelinde her yıl yaklaşık 3 milyon ölüme yol açtığını ifade eden Karadeniz, bu rakamın toplam ölümlerin %6’sına tekabül ettiğini vurguladı.
- "Semptomları Sigaraya Bağlayıp Geçmeyin"
Pek çok hastanın başlangıç belirtilerini yaşlılığa veya sigara kullanımına bağlayarak doktora gitmeyi ertelediğini belirten Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, bu durumun tanıyı zorlaştırdığını ifade etti. Erken teşhis için izlenmesi gereken yolu şöyle özetledi: "Kronik solunumsal semptomları olan; başta sigara dumanı olmak üzere mesleksel toz, duman veya partiküllere maruz kalan kişiler mutlaka Göğüs Hastalıkları polikliniklerine başvurmalıdır. Akciğer grafisi ve Solunum Fonksiyon Testi ile konulacak erken tanı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatacaktır."
Kurtuluş Reçetesi: Sigarayı Bırakmak ve Aktif Yaşam
Hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde en kritik adımın risk faktörlerinden uzaklaşmak olduğunu belirten Prof. Dr. Karadeniz, şu önerilerde bulundu: Tütün Ürünlerine Veda: Aktif/pasif sigara dumanı ve elektronik sigaraların tamamen bırakılması şart. Kendi başına bırakamayanlar için 'Sigara Bırakma Poliklinikleri' destek sunuyor.
Çevresel Faktörler: Ev içi ocak, soba, tandır kullanımı gibi duman ve partikül maruziyetleri önlenmeli.
Aşılanma: Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı aile hekimleri veya uzman kontrolünde aşılar ihmal edilmemeli.
Hareketli Yaşam: Düzenli yürüyüş ve sporun; nefes darlığı, anksiyete ve ölüm riskini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, sonuç olarak KOAH ile mücadelede farmakolojik tedavilerin düzenlenmesi için Göğüs Hastalıkları uzmanlarına başvurulması gerektiğini hatırlatarak, "Erken tedavi girişimleri ile hastalığın yıkıcı etkilerini durdurmak mümkün," diyerek sözlerini tamamladı.
- Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Görünmez Tehlike: Hava Kirliliği”
Toplantıda dikkat çeken bir diğer başlık ise hava kirliliği oldu. Prof. Dr. Tevfik Özlü, temiz havanın temel bir hak olduğunu vurgulayarak, dış ortam kadar iç ortam kirliliğinin de büyük risk taşıdığını söyledi.
Hayatın ilk nefesle başlayıp son nefesle bittiği gerçeğinden yola çıkan Prof. Dr. Tevfik Özlü, soluduğumuz havanın kalitesine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. "Özellikle modern dünyanın getirdiği sanayileşme ve şehirleşme, akciğerlerimizi adeta birer "filtre" gibi kullanarak sağlığımızı tehdit ediyor" diyerek, dış ortamdaki duman ve toz kadar, ev içindeki sinsi tehlikelere de dikkat çekti.
- Sadece Egzoz Dumanı Değil, Evdeki Halı ve Boya da Kirletiyor

oplumda hava kirliliği denilince akla ilk olarak sanayi bacaları ve trafik gelse de Prof. Dr. Özlü, asıl tehlikenin çoğu zaman fark edilmeyen "iç ortam kirliliği" olduğunu vurguladı. Evlerde kullanılan temizlik malzemeleri, boyalar, izolasyon materyalleri ve hatta estetik duran halıların bile kimyasal yayabildiğini belirten
Prof. Dr. Özlü, şunları söyledi: "Evlerimizde kendimizi güvende hissediyoruz ama tam yanmayan ocaklar, sigara dumanı, rutubet ve ev tozu akarları akciğer kanserinden koah’a kadar pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Kapalı alanları 'ısı kaçmasın' diye sıkı sıkıya kapatmak, aslında kirli havayı hapsetmek demektir."
- Akut Belirtilere Dikkat: Göz Kızarıklığı ve Hapşırık Birer Sinyal
Hava kirliliğinin vücuttaki etkilerinin anında hissedilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özlü, yoğun tozlu veya kimyasal kokulu bir ortama girildiğinde vücudun verdiği tepkilerin hafife alınmaması gerektiğini belirtti. Burun şişmesi, gözlerde kanlanma, boğaz yanması ve öksürük gibi belirtilerin, vücudun "hava kirli" deme biçimi olduğunu hatırlatan profesör, bu durumun uzun vadede hastaneye yatışları ve can kayıplarını artırdığını ifade etti.
- Küresel Isınma Alerji Mevsimini Uzatıyor
Konuşmasında iklim krizine de değinen Prof. Dr. Tevfik Özlü, sera gazlarının sadece dünyayı ısıtmadığını, aynı zamanda polen mevsimini uzatarak alerjik hastalıkları tetiklediğini söyledi. Temiz hava solumanın bir lütuf değil, anayasal bir hak olduğunun altını çizen Özlü, yerel yönetimlerden bireylere kadar herkesi hava kalitesini korumak için duyarlı olmaya davet etti.
Prof. Dr. Özlü, “Sadece egzoz dumanı değil; evlerde kullanılan boyalar, temizlik ürünleri, halılar ve sigara dumanı da akciğer sağlığını tehdit ediyor” diyerek özellikle kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini belirtti. Küresel ısınmanın polen mevsimini uzatarak alerjik hastalıkları artırdığına da dikkat çekti.
- Bilimsel Eğitim ve Gelecek Vizyonu

Prof. Dr. Özlem Erçen Diken, göğüs sağlığı ve cerrahisi alanındaki mesleki gelişimi güçlendirmek amacıyla düzenlenen kongrenin yoğun bir katılımla başladığını belirtti. Astım, KOAH, akciğer kanseri gibi kritik alanlarda düzenlenen bilimsel oturumların önemine dikkat çeken Diken, programın güncel rehberler ve sahada çalışan meslektaşlarının ihtiyaçları doğrultusunda en ince ayrıntısına kadar hazırlandığını söyledi.
Katılımcıların aklındaki sorulara yanıt bulabileceği bilimsel açıdan doyurucu bir platform oluşturduklarını ifade eden Diken, kongrenin bu yıl da uzmanlar için eksiksiz bir gelişim fırsatı sunduğuna vurgu yaptı.

ASYOD’un ilk kadın başkanı Prof.Dr. Gamze Kırkıl ise kongrenin sadece teorik bilgiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Bu organizasyon aynı zamanda bir eğitim ve vizyon platformudur" dedi. Alanında uzman konuşmacıların katkıları ve katılımcılar arasındaki bilgi paylaşımı sayesinde eğitimin niteliğinin artacağını vurgulayan Kırkıl, verilen eğitimlerin asistanlar ve uzmanlar aracılığıyla topluma daha etkili şekilde yansıyacağını dile getirerek katılımcılara ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.