Barış Kurucu’dan 15 Yıldır Aralıksız İyilik Yolculuğu
Barış Kurucu’dan 15 Yıldır Aralıksız İyilik Yolculuğu
Antalya’da yaklaşık 15 yıldır ihtiyaç sahibi aile ve öğrencilere yönelik sosyal sorumluluk çalışmaları yürüten iş insanı Barış Kurucu, yardım kuruluşlarına ilişkin tartışmaların bağışlara yönelik güveni zedelememesi gerektiğini belirterek, dayanışmanın sürdürülmesi çağrısında bulundu.
ANTALYA - Antalya’da yaklaşık 15 yıldır ihtiyaç sahibi aileler, çocuklar ve öğrenciler için sosyal sorumluluk çalışmaları gerçekleştiren iş insanı Barış Kurucu, son dönemde yardım kuruluşlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmaların bağış yapma konusunda güven kaybına yol açmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Kurucu, kendi imkânlarıyla sürdürdüğü yardım çalışmalarına ilişkin, “İyilik yapmaktan vazgeçmeyelim, güvenimizi kaybetsek de vicdanımızı kaybetmeyelim” mesajı verdi.

Kurucu, özellikle Ramazan aylarında ihtiyaç sahibi ailelere sıcak yemek ve erzak kolileri ulaştırdığını, eğitim dönemlerinde ise öğrenciler için okul setleri hazırladığını belirtti. Yıl boyunca farklı sosyal sorumluluk çalışmalarına da devam ettiğini aktaran Kurucu, yardım faaliyetlerinin yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
- “İnsanların güveninin sarsılması beni üzüyor”
Yardım kuruluşlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddia ve tartışmaların, bağış yapmak isteyen insanların güvenini etkileyebildiğini belirten Kurucu, bunun ihtiyaç sahiplerini de dolaylı olarak etkilediğini söyledi.
Kurucu, “İnsanların güveninin sarsılması beni gerçekten çok üzüyor. Çünkü yardım etmek isteyen insanın önündeki en büyük engel bazen maddi imkânsızlık değil, ‘Yaptığım yardım gerçekten yerine ulaşacak mı?’ endişesi oluyor” dedi.
İnsanların yaşanan tartışmalar nedeniyle yardımdan tamamen uzaklaşmaması gerektiğini belirten Kurucu, güven sorununun gerçek ihtiyaç sahiplerinin mağduriyetini artırabileceğine dikkat çekti.
“Benim korkum şu: İnsanlar birkaç kötü örnek nedeniyle yardım etmekten tamamen vazgeçmesin. Çünkü bunun bedelini o kötü örnekler değil, gerçekten ihtiyaç sahibi insanlar öder” diyen Kurucu, çocukların eğitiminden ailelerin temel ihtiyaçlarına kadar farklı alanlarda desteğe ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
- Deprem bölgesinde 29 gün yardım çalışması yürüttü
Kurucu, 6 Şubat depremlerinin ardından Kahramanmaraş’ta 29 gün boyunca yardım çalışmalarında yer aldığını belirterek, bu sürecin yardım anlayışında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Deprem bölgesindeki çalışmalar sırasında her gün yaklaşık 2 bin 500 kişiye sıcak yemek ulaştırıldığını aktaran Kurucu, temel gıda ve ihtiyaç malzemelerinin de depremzedelere ulaştırılmaya çalışıldığını söyledi.
“Ben yardımı uzaktan konuşarak değil, yaşayarak öğrendim. 6 Şubat depremlerinden sonra 29 gün Kahramanmaraş’ta kaldım. Oradaki insanların acısını, çaresizliğini, evlatları için verdiği mücadeleyi kendi gözlerimle gördüm” ifadelerini kullanan Kurucu, deprem bölgesinde yalnızca temel ihtiyaçların değil, moral ve dayanışmanın da önem taşıdığını belirtti.
- Yardımlarını kendi imkânlarıyla sürdürüyor

Yaşanan güven tartışmalarının ardından yardım çalışmalarını mümkün olduğunca doğrudan ve kendi bütçesiyle sürdürmeye çalıştığını belirten Kurucu, ihtiyaç sahibi olduğunu tespit ettiği kişilere gücü ölçüsünde destek vermeye devam ettiğini söyledi.
Kurucu, “Ben de son dönemde elimden geldiğince kendi bütçemle, kimseden destek almadan ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmaya çalışıyorum. Çünkü bir insanın gerçekten ihtiyacı olduğunu gördüğüm zaman, ‘Başkası yapar’ diyemiyorum. Gücüm neye yetiyorsa onu yapmaya çalışıyorum” dedi.
Yaklaşık 15 yıllık yardım faaliyetlerinde Ramazan kolilerinden sıcak yemek organizasyonlarına, öğrencilere yönelik eğitim desteklerinden yıl boyunca yapılan çeşitli yardımlara kadar farklı çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Kurucu, yardımın yalnızca maddi destekten ibaret olmadığını ifade etti.
- “Asıl zenginlik paylaşabilmek”
Kurucu, yardım çalışmalarının temelinde paylaşma ve dayanışma duygusunun bulunduğunu belirterek, küçük görünen desteklerin ihtiyaç sahibi kişiler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
“Bir çocuğun yüzündeki tebessüme vesile olmak, bir ailenin sofrasına katkıda bulunmak, bir öğrencinin okul çantasını hazırlamak benim için maddi bir yardımın çok ötesinde. İnsan, sahip olduklarını paylaştıkça çoğaltıyor” diyen Kurucu, toplumda dayanışma kültürünün korunması gerektiğini vurguladı.
Kurucu, yardım etmek isteyen kişilerin imkânları ölçüsünde katkı sunabileceğini belirterek, güven sorunlarının iyilik yapma isteğinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti. “Herkes elini vicdanına koysun. İmkânı olan daha fazlasını, olmayan ise küçük de olsa bir iyiliği paylaşsın” mesajını verdi.
Kurucu, yıllardır sürdürdüğü çalışmaların temelinde yer alan “Hayat paylaştıkça güzel” anlayışının, dayanışmanın önemine işaret ettiğini belirterek, yardımın karşılık beklemeden ve ihtiyaç sahibine doğrudan ulaşacak şekilde sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.