DEPREM RİSKİNİ BİLİYORUZ, YAPILARIMIZI YETERİNCE DENETLEMİYORUZ

GÜNDEM - GENEL (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 17.08.2026 - 13:15, Güncelleme: 17.08.2026 - 20:01 10124 kez okundu.
 

DEPREM RİSKİNİ BİLİYORUZ, YAPILARIMIZI YETERİNCE DENETLEMİYORUZ

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında Antalya’da konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan ile Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak, Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. Yapı stokunun hâlâ tam olarak bilinmediğini belirten mühendisler; etkin denetim, yetkin mühendislik, kentsel dönüşüm, güçlendirme ve binaların kullanım sürecinde düzenli kontrol çağrısı yaptı.
ANTALYA – 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde düzenlenen basın toplantısında Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan ve Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak, 27 yılın ardından mevzuatta önemli değişiklikler yapılmasına rağmen yapı güvenliği konusunda sahadaki sorunların devam ettiğini belirtti.                                                          Toplantıya İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu ve komisyon üyeleri ile basın mensupları katıldı. Açılış konuşmasını yapan Akdoğan, depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, 17 Ağustos’un yalnızca bir anma günü olarak değil, gelecekte yaşanabilecek depremlere karşı hazırlıkların sorgulanması gereken bir tarih olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Akdoğan, yapı güvenliğinin yalnızca yeni binaların yönetmeliğe uygun yapılmasıyla sağlanamayacağını belirterek, mevcut yapıların da düzenli biçimde kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. - “RİSKİ BİLİYORUZ, AMA HANGİ BİNALARIN RİSKLİ OLDUĞUNU TAM OLARAK BİLMİYORUZ” İMO Genel Merkezi tarafından hazırlanan basın açıklamasını kamuoyuyla paylaşan Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak ise Türkiye’de milyonlarca yapının deprem açısından risk taşıdığının bilindiğini, ancak ülke genelindeki yapı stokunun tamamını ortaya koyan güncel ve bütüncül bir envanterin hâlâ bulunmadığını aktardı.                                                       Açıklamada, 2012-2025 döneminde 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığı, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiği belirtildi. Aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığı ve 1 milyon 88 bin 165 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiği kaydedildi. İMO, bu rakamların mevcut riskin büyüklüğü karşısında yeterli olmadığını savunarak, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterine ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. Akdoğan da Antalya açısından benzer bir tablonun bulunduğunu belirterek özellikle eski yapı stokunun ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Muratpaşa’daki yapıların önemli bölümünün 2000 yılı öncesinde inşa edildiğine dikkat çeken Akdoğan, riskli yapıların belirlenmesiyle birlikte hangi bölgelerde güçlendirme, hangi bölgelerde ise dönüşüm yapılacağının bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini ifade etti. - “BİNALAR RUHSAT ALDIKTAN SONRA DA DENETLENMELİ” Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de yapıların kullanım sürecindeki denetim eksikliği oldu. Akdoğan, Türkiye’de yapı sahibi olduktan sonra binanın periyodik olarak kontrol edilmesi ve bakımının yapılmasına yönelik yeterli bir kültürün oluşmadığını söyledi. Özellikle kolon ve kirişlere müdahale, duvarların kaldırılması, kaçak kat ve eklentiler ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.   “Denetleyen kişinin, denetlenenden işini daha iyi bilmesi gerekir” diyen Akdoğan, yapı denetim sisteminde görev yapan mühendislerin yetkinliğinin artırılması gerektiğini savundu. Yetkin mühendislik sisteminin de hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Akdoğan, yeni mezun bir mühendisin herhangi bir uzmanlık ve deneyim sınırı olmaksızın çok büyük projelerde sorumluluk üstlenmesinin doğru olmadığını ifade etti. İMO Genel Merkezi açıklamasında da proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi ve yapı üretiminin bütün aşamalarının kamusal denetim altında tutulması gerektiği vurgulandı. ANTALYA’DA OTELLER İÇİN DEPREM GÜVENLİĞİ ÇAĞRISI Basın toplantısında Antalya’nın turizm kenti olması nedeniyle turizm tesislerinin deprem güvenliği de özel başlık olarak ele alındı. Akdoğan, otellerde yıllar içerisinde çok sayıda tadilat ve değişiklik yapıldığını, ancak bu müdahalelerin yapıların deprem performansı üzerindeki etkisinin her zaman yeterince değerlendirilmediğini belirtti. “Turizm tesislerimizin durumu nedir, gerçekten depreme dayanıklı mıdır?” sorusunu gündeme getiren Akdoğan, Antalya’daki otellerin deprem güvenliği konusunda kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.   İMO’nun turizm sezonunun ardından Antalya’daki turizm tesislerinin deprem güvenliğine ilişkin çalışma yürütmeyi planladığını belirten Akdoğan, konunun yalnızca kentte yaşayan vatandaşlar açısından değil, Antalya’ya gelen milyonlarca turist açısından da önemli olduğunu ifade etti.   İMO’nun açıklamasında ise riskli yapıların yalnızca yıkılarak yenilenmesinin değil, teknik olarak mümkün olan yapıların güçlendirilmesinin de desteklenmesi gerektiği belirtildi. Özellikle dar gelirli vatandaşların dönüşüm ve güçlendirme maliyetleri karşısında korunması için kamu kaynaklarının artırılması çağrısı yapıldı. Basın açıklamasının ardından Mehmet Soner Akdoğan, gazetecilerin deprem, yapı denetimi, Antalya’nın yapı stoku, kentsel dönüşüm ve turizm tesislerinin güvenliğiyle ilgili sorularını yanıtladı. İMO Antalya Şubesi, 17 Ağustos’un 27. yılında verdiği mesajda, deprem güvenliğinin yalnızca afet sonrasında değil, afet yaşanmadan önce ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Oda, Türkiye’nin artık yeni bir depremi beklemek yerine riskli yapıların belirlenmesi, güçlendirilmesi veya dönüştürülmesi ve yapı üretim sürecinin etkin biçimde denetlenmesi için daha hızlı adım atması gerektiğini vurguladı.  
17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında Antalya’da konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan ile Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak, Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. Yapı stokunun hâlâ tam olarak bilinmediğini belirten mühendisler; etkin denetim, yetkin mühendislik, kentsel dönüşüm, güçlendirme ve binaların kullanım sürecinde düzenli kontrol çağrısı yaptı.

ANTALYA 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde düzenlenen basın toplantısında Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan ve Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak, 27 yılın ardından mevzuatta önemli değişiklikler yapılmasına rağmen yapı güvenliği konusunda sahadaki sorunların devam ettiğini belirtti.

                                                        

Toplantıya İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu ve komisyon üyeleri ile basın mensupları katıldı. Açılış konuşmasını yapan Akdoğan, depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, 17 Ağustos’un yalnızca bir anma günü olarak değil, gelecekte yaşanabilecek depremlere karşı hazırlıkların sorgulanması gereken bir tarih olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Akdoğan, yapı güvenliğinin yalnızca yeni binaların yönetmeliğe uygun yapılmasıyla sağlanamayacağını belirterek, mevcut yapıların da düzenli biçimde kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.

- “RİSKİ BİLİYORUZ, AMA HANGİ BİNALARIN RİSKLİ OLDUĞUNU TAM OLARAK BİLMİYORUZ”

İMO Genel Merkezi tarafından hazırlanan basın açıklamasını kamuoyuyla paylaşan Şube İkinci Başkanı Sadullah Kabakuşak ise Türkiye’de milyonlarca yapının deprem açısından risk taşıdığının bilindiğini, ancak ülke genelindeki yapı stokunun tamamını ortaya koyan güncel ve bütüncül bir envanterin hâlâ bulunmadığını aktardı.

                                                     

Açıklamada, 2012-2025 döneminde 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığı, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiği belirtildi. Aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığı ve 1 milyon 88 bin 165 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiği kaydedildi.

İMO, bu rakamların mevcut riskin büyüklüğü karşısında yeterli olmadığını savunarak, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterine ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Akdoğan da Antalya açısından benzer bir tablonun bulunduğunu belirterek özellikle eski yapı stokunun ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Muratpaşa’daki yapıların önemli bölümünün 2000 yılı öncesinde inşa edildiğine dikkat çeken Akdoğan, riskli yapıların belirlenmesiyle birlikte hangi bölgelerde güçlendirme, hangi bölgelerde ise dönüşüm yapılacağının bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

- “BİNALAR RUHSAT ALDIKTAN SONRA DA DENETLENMELİ”

Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de yapıların kullanım sürecindeki denetim eksikliği oldu.

Akdoğan, Türkiye’de yapı sahibi olduktan sonra binanın periyodik olarak kontrol edilmesi ve bakımının yapılmasına yönelik yeterli bir kültürün oluşmadığını söyledi. Özellikle kolon ve kirişlere müdahale, duvarların kaldırılması, kaçak kat ve eklentiler ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

 

“Denetleyen kişinin, denetlenenden işini daha iyi bilmesi gerekir” diyen Akdoğan, yapı denetim sisteminde görev yapan mühendislerin yetkinliğinin artırılması gerektiğini savundu.

Yetkin mühendislik sisteminin de hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Akdoğan, yeni mezun bir mühendisin herhangi bir uzmanlık ve deneyim sınırı olmaksızın çok büyük projelerde sorumluluk üstlenmesinin doğru olmadığını ifade etti.

İMO Genel Merkezi açıklamasında da proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi ve yapı üretiminin bütün aşamalarının kamusal denetim altında tutulması gerektiği vurgulandı.

ANTALYA’DA OTELLER İÇİN DEPREM GÜVENLİĞİ ÇAĞRISI

Basın toplantısında Antalya’nın turizm kenti olması nedeniyle turizm tesislerinin deprem güvenliği de özel başlık olarak ele alındı.

Akdoğan, otellerde yıllar içerisinde çok sayıda tadilat ve değişiklik yapıldığını, ancak bu müdahalelerin yapıların deprem performansı üzerindeki etkisinin her zaman yeterince değerlendirilmediğini belirtti.

“Turizm tesislerimizin durumu nedir, gerçekten depreme dayanıklı mıdır?” sorusunu gündeme getiren Akdoğan, Antalya’daki otellerin deprem güvenliği konusunda kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

 

İMO’nun turizm sezonunun ardından Antalya’daki turizm tesislerinin deprem güvenliğine ilişkin çalışma yürütmeyi planladığını belirten Akdoğan, konunun yalnızca kentte yaşayan vatandaşlar açısından değil, Antalya’ya gelen milyonlarca turist açısından da önemli olduğunu ifade etti.

 

İMO’nun açıklamasında ise riskli yapıların yalnızca yıkılarak yenilenmesinin değil, teknik olarak mümkün olan yapıların güçlendirilmesinin de desteklenmesi gerektiği belirtildi. Özellikle dar gelirli vatandaşların dönüşüm ve güçlendirme maliyetleri karşısında korunması için kamu kaynaklarının artırılması çağrısı yapıldı.

Basın açıklamasının ardından Mehmet Soner Akdoğan, gazetecilerin deprem, yapı denetimi, Antalya’nın yapı stoku, kentsel dönüşüm ve turizm tesislerinin güvenliğiyle ilgili sorularını yanıtladı.

İMO Antalya Şubesi, 17 Ağustos’un 27. yılında verdiği mesajda, deprem güvenliğinin yalnızca afet sonrasında değil, afet yaşanmadan önce ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Oda, Türkiye’nin artık yeni bir depremi beklemek yerine riskli yapıların belirlenmesi, güçlendirilmesi veya dönüştürülmesi ve yapı üretim sürecinin etkin biçimde denetlenmesi için daha hızlı adım atması gerektiğini vurguladı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.