İMO Antalya: “3 Yılda Hazırlık Artmadı, Risk Daha da Büyüdü!”

GÜNDEM - GENEL 06.02.2026 - 15:16, Güncelleme: 06.02.2026 - 15:16 10313 kez okundu.
 

İMO Antalya: “3 Yılda Hazırlık Artmadı, Risk Daha da Büyüdü!”

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılında açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, “Deprem beklenmedik değil, önlenebilir bir felakettir” diyerek yapı stokunun hâlâ risk altında olduğuna dikkat çekti. Şube, “Bugün dünden daha hazır değiliz” uyarısında bulundu.
ANTALYA – TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin 3. yıl dönümünde düzenlediği basın toplantısıyla hem yaşamını yitiren vatandaşları andı hem de Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı hâlâ yeterli hazırlık yapılmadığını vurguladı. Hotel Su’da düzenlenen etkinliğe basın mensupları, Şube Yönetim Kurulu üyeleri ve deprem sonrası gönüllü hasar tespit çalışmalarına katılan mühendisler katıldı. Program, kahvaltının ardından Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erman Aydın’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Şube Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Başar, şube adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Etkinlik, Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın basın mensuplarına yaptığı değerlendirmelerle sona erdi.     - “Deprem Değil, İhmal Öldürüyor” Basın açıklamasında, Türkiye’de depremin “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığı vurgulanarak, yıkımın asıl nedeninin yanlış yapılaşma, yetersiz denetim ve rant odaklı politikalar olduğu ifade edildi. Açıklamada, 6 Şubat depremlerinde 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ağır hasar aldığı hatırlatılarak, bu tablonun bilimsel önlemlerle azaltılabileceği belirtildi. - “İmar Affı Yapı Güvenliğini Zayıflattı” İMO Antalya Şubesi, son 25 yılda çıkarılan imar affı uygulamalarının, mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına yol açtığını belirtti. Bu durumun, deprem riskini artırdığına dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre ise yalnızca İstanbul’da 600 bin konutun çok riskli olduğu ifade edildi.                                                                - “Kentsel Dönüşüm Rant Değil, Risk Temelli Olmalı” Şube, kentsel dönüşüm politikalarının çoğu zaman deprem riskini azaltmak yerine, arsa değeri yüksek bölgelerde sınırlı yenilemelere dönüştüğünü vurguladı. Açıklamada, dönüşümün yalnızca bina yenilemek değil; zemin, altyapı, nüfus yoğunluğu, ulaşım ve toplanma alanlarını kapsayan bütüncül bir planlama işi olduğu belirtildi. Deprem toplanma alanlarının birçok kentte yetersiz kaldığına ve bazı alanların imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığına dikkat çekilerek, afet anında halkın nereye gideceğini bilmediği bir şehir düzeninin büyük tehlike oluşturduğu kaydedildi.                                                     İMO Antalya Şubesi açıklamasında, deprem sonrası yeniden inşa sürecinin yalnızca binalarla sınırlı tutulduğu, sosyal ve ekonomik hayatın yeniden kurulmasının ihmal edildiği belirtildi. Ayrıca deprem sonrası verilen 650 bin konut teslimi vaadine karşın, 3 yıl sonunda 455 bin bağımsız bölümün teslim edildiği bilgisi paylaşıldı. Şube, “Afetler kader değildir” vurgusuyla yetkililere çağrıda bulunarak, ülke genelinde güncel ve şeffaf bir yapı envanteri çıkarılması, yapıların periyodik denetimlerinin zorunlu hale getirilmesi ve mühendislik hizmetlerinin tüm süreçlerde eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti. Açıklama, “Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır” sözleriyle tamamlandı.
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılında açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, “Deprem beklenmedik değil, önlenebilir bir felakettir” diyerek yapı stokunun hâlâ risk altında olduğuna dikkat çekti. Şube, “Bugün dünden daha hazır değiliz” uyarısında bulundu.

ANTALYA – TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin 3. yıl dönümünde düzenlediği basın toplantısıyla hem yaşamını yitiren vatandaşları andı hem de Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı hâlâ yeterli hazırlık yapılmadığını vurguladı.

Hotel Su’da düzenlenen etkinliğe basın mensupları, Şube Yönetim Kurulu üyeleri ve deprem sonrası gönüllü hasar tespit çalışmalarına katılan mühendisler katıldı.

Program, kahvaltının ardından Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erman Aydın’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Şube Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Başar, şube adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Etkinlik, Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın basın mensuplarına yaptığı değerlendirmelerle sona erdi.

 

 

- “Deprem Değil, İhmal Öldürüyor”

Basın açıklamasında, Türkiye’de depremin “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığı vurgulanarak, yıkımın asıl nedeninin yanlış yapılaşma, yetersiz denetim ve rant odaklı politikalar olduğu ifade edildi.

Açıklamada, 6 Şubat depremlerinde 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ağır hasar aldığı hatırlatılarak, bu tablonun bilimsel önlemlerle azaltılabileceği belirtildi.

- “ İmar Affı Yapı Güvenliğini Zayıflattı”

İMO Antalya Şubesi, son 25 yılda çıkarılan imar affı uygulamalarının, mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına yol açtığını belirtti. Bu durumun, deprem riskini artırdığına dikkat çekildi.

Açıklamada ayrıca, TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre ise yalnızca İstanbul’da 600 bin konutun çok riskli olduğu ifade edildi.

                                                              

- “ Kentsel Dönüşüm Rant Değil, Risk Temelli Olmalı”

Şube, kentsel dönüşüm politikalarının çoğu zaman deprem riskini azaltmak yerine, arsa değeri yüksek bölgelerde sınırlı yenilemelere dönüştüğünü vurguladı. Açıklamada, dönüşümün yalnızca bina yenilemek değil; zemin, altyapı, nüfus yoğunluğu, ulaşım ve toplanma alanlarını kapsayan bütüncül bir planlama işi olduğu belirtildi.

Deprem toplanma alanlarının birçok kentte yetersiz kaldığına ve bazı alanların imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığına dikkat çekilerek, afet anında halkın nereye gideceğini bilmediği bir şehir düzeninin büyük tehlike oluşturduğu kaydedildi.

                                                   

İMO Antalya Şubesi açıklamasında, deprem sonrası yeniden inşa sürecinin yalnızca binalarla sınırlı tutulduğu, sosyal ve ekonomik hayatın yeniden kurulmasının ihmal edildiği belirtildi. Ayrıca deprem sonrası verilen 650 bin konut teslimi vaadine karşın, 3 yıl sonunda 455 bin bağımsız bölümün teslim edildiği bilgisi paylaşıldı.

Şube, “Afetler kader değildir” vurgusuyla yetkililere çağrıda bulunarak, ülke genelinde güncel ve şeffaf bir yapı envanteri çıkarılması, yapıların periyodik denetimlerinin zorunlu hale getirilmesi ve mühendislik hizmetlerinin tüm süreçlerde eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti.

Açıklama, “Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır” sözleriyle tamamlandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
giftcardmall/mygift