KANSER TEDAVİSİNDE "AKILLI SERUM" DEVRİ: SAÇ DÖKÜLMESİ TARİH OLUYOR!

SAĞLIK (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 26.04.2026 - 12:28, Güncelleme: 26.04.2026 - 12:34 10165 kez okundu.
 

KANSER TEDAVİSİNDE "AKILLI SERUM" DEVRİ: SAÇ DÖKÜLMESİ TARİH OLUYOR!

Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde uzmanlar, immünoterapi yönteminin kanserle mücadelede ezber bozduğunu açıkladı. Geleneksel kemoterapinin aksine yan etkileri son derece düşük olan bu yöntem, hastaların yaşam kalitesini artırırken, "mutlak başarı" umudunu güçlendiriyor.
ANTALYA – Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) tarafından Belek Turizm Merkezi'nde gerçekleştirilen ve onkoloji dünyasının nabzını tutan 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, kanser tedavisindeki bilimsel gelişmelere ışık tuttu. Yaklaşık 1500 katılımcının yer aldığı, 60 bilimsel oturumun düzenlendiği ve 91 sözel, 107 poster bildirinin sunulduğu dev organizasyon, "kanserle mücadelede yeni ufuklar" temasıyla başladı.                                                                     Kongrenin açılışını takiben düzenlenen basın toplantısında, Dernek Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ile Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ve Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, tedavi süreçlerindeki devrim niteliğindeki gelişmeleri detaylandırdı. "Vücudun Jandarmaları" Yeniden Görev Başında Kongre Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, immünoterapilerin kanser tedavisinde sunduğu konfora dikkat çekti. Bu yöntemi "akıllı serumlar" olarak niteleyen Karadurmuş, şu detayları paylaştı: "Vücudumuzun jandarmaları dediğimiz, kanserle savaşan lenfositlerin bu hastalık sürecinde uyuduğunu kabul ediyoruz. İmmünoterapi, işte bu uyuyan lenfositleri uyandıran, onlara 'düşmana yeniden savaş aç ve vücudu kurtar' emrini veren tedavilerdir."   Karadurmuş, immünoterapinin 45-50 dakikalık kısa seanslarla uygulandığını belirterek, "Hastalarımızın korkulu rüyası saç dökülmesi bu tedavide yok. Bulantı ve yorgunluk gibi etkiler ise yüzde 10 gibi son derece nadir görülüyor. Bu yöntem, yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de koruyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, SGK’nın beş farklı immünoterapi ajanını 25 kanser türünde geri ödeme kapsamına almasının, tedaviye erişimde büyük bir devrim olduğunu vurguladı. - Beş Yıllık Yaşam Süresi İkiye Katlandı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, son otuz yılda kanser farkındalığının dünyada ve Türkiye'de büyük bir ivme kazandığını belirtti. Hedefli tedavilerin ardından immünoterapi ile başarının taçlandırıldığını ifade eden Şendur, "Son çalışmalar, kanserde beş yıllık yaşam süresinin net olarak ikiye katlandığını gösteriyor. Kişiye özel tedaviler ve Kovid-19 döneminden tanıdığımız mRNA teknolojilerinin immünoterapi ile kombinasyonu, ilk sonuçlarda oldukça pozitif veriler sunuyor" dedi. - Yapay Zeka: Destekçi mi, Karar Verici mi?   Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, yapay zekanın sağlıkta kullanımı üzerine önemli uyarılarda bulundu. Yapay zekanın radyoloji gibi alanlarda detayları yakalamada kritik bir destekçi olduğunu belirten Karabulut, şunları kaydetti: "Yapay zeka modelleme yapar, fikir verir ama hastanın hikayesinin sonucunu belirleyemez.   Hekimliğin temelinde Hipokrat’tan bu yana değişmeyen bilimsel kanıt ve etik sorumluluk vardır. En gelişmiş yapay zekalar bile bir hekimin fark edeceği detayları atlayabilir. Yapay zeka bir destek aracıdır, asla karar verici değildir." - "Obezite Sigara Kadar Tehlikeli"   Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise kanserin önlenebilir tarafına odaklanarak yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı. Kanserin sadece genetik olmadığını belirten İmamoğlu, "Obezite, meme, rahim ve kolon kanseri başta olmak üzere birçok türde riski artırıyor. Neredeyse sigara kadar tehlikeli bir risk faktörü.   Akdeniz diyeti, fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan kaçınmak riski ciddi oranda düşürüyor" dedi. İmamoğlu, erken teşhis için tarama programlarının (meme, rahim ağzı ve kolon kanseri) ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Erken tanı konulduğunda hastalık tamamen iyileşebilir" mesajını verdi.  
Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde uzmanlar, immünoterapi yönteminin kanserle mücadelede ezber bozduğunu açıkladı. Geleneksel kemoterapinin aksine yan etkileri son derece düşük olan bu yöntem, hastaların yaşam kalitesini artırırken, "mutlak başarı" umudunu güçlendiriyor.

ANTALYA Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) tarafından Belek Turizm Merkezi'nde gerçekleştirilen ve onkoloji dünyasının nabzını tutan 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, kanser tedavisindeki bilimsel gelişmelere ışık tuttu. Yaklaşık 1500 katılımcının yer aldığı, 60 bilimsel oturumun düzenlendiği ve 91 sözel, 107 poster bildirinin sunulduğu dev organizasyon, "kanserle mücadelede yeni ufuklar" temasıyla başladı.

                                                                   

Kongrenin açılışını takiben düzenlenen basın toplantısında, Dernek Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ile Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ve Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, tedavi süreçlerindeki devrim niteliğindeki gelişmeleri detaylandırdı.

"Vücudun Jandarmaları" Yeniden Görev Başında

Kongre Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, immünoterapilerin kanser tedavisinde sunduğu konfora dikkat çekti. Bu yöntemi "akıllı serumlar" olarak niteleyen Karadurmuş, şu detayları paylaştı: "Vücudumuzun jandarmaları dediğimiz, kanserle savaşan lenfositlerin bu hastalık sürecinde uyuduğunu kabul ediyoruz. İmmünoterapi, işte bu uyuyan lenfositleri uyandıran, onlara 'düşmana yeniden savaş aç ve vücudu kurtar' emrini veren tedavilerdir."

 

Karadurmuş, immünoterapinin 45-50 dakikalık kısa seanslarla uygulandığını belirterek, "Hastalarımızın korkulu rüyası saç dökülmesi bu tedavide yok. Bulantı ve yorgunluk gibi etkiler ise yüzde 10 gibi son derece nadir görülüyor. Bu yöntem, yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de koruyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, SGK’nın beş farklı immünoterapi ajanını 25 kanser türünde geri ödeme kapsamına almasının, tedaviye erişimde büyük bir devrim olduğunu vurguladı.

- Beş Yıllık Yaşam Süresi İkiye Katlandı

Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, son otuz yılda kanser farkındalığının dünyada ve Türkiye'de büyük bir ivme kazandığını belirtti. Hedefli tedavilerin ardından immünoterapi ile başarının taçlandırıldığını ifade eden Şendur, "Son çalışmalar, kanserde beş yıllık yaşam süresinin net olarak ikiye katlandığını gösteriyor. Kişiye özel tedaviler ve Kovid-19 döneminden tanıdığımız mRNA teknolojilerinin immünoterapi ile kombinasyonu, ilk sonuçlarda oldukça pozitif veriler sunuyor" dedi.

- Yapay Zeka: Destekçi mi, Karar Verici mi?

 

Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, yapay zekanın sağlıkta kullanımı üzerine önemli uyarılarda bulundu. Yapay zekanın radyoloji gibi alanlarda detayları yakalamada kritik bir destekçi olduğunu belirten Karabulut, şunları kaydetti: " Yapay zeka modelleme yapar, fikir verir ama hastanın hikayesinin sonucunu belirleyemez.

 

Hekimliğin temelinde Hipokrat’tan bu yana değişmeyen bilimsel kanıt ve etik sorumluluk vardır. En gelişmiş yapay zekalar bile bir hekimin fark edeceği detayları atlayabilir. Yapay zeka bir destek aracıdır, asla karar verici değildir."

- "Obezite Sigara Kadar Tehlikeli"

 

Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise kanserin önlenebilir tarafına odaklanarak yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı. Kanserin sadece genetik olmadığını belirten İmamoğlu, "Obezite, meme, rahim ve kolon kanseri başta olmak üzere birçok türde riski artırıyor. Neredeyse sigara kadar tehlikeli bir risk faktörü.

 

Akdeniz diyeti, fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan kaçınmak riski ciddi oranda düşürüyor" dedi. İmamoğlu, erken teşhis için tarama programlarının (meme, rahim ağzı ve kolon kanseri) ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Erken tanı konulduğunda hastalık tamamen iyileşebilir" mesajını verdi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.