Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz; "Genel Anestezi Son Çare Olmalı, En Küçük Şüphede İşlem Ertelenmeli"

RÖPORTAJ (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 08.07.2026 - 17:15, Güncelleme: 08.07.2026 - 19:52 10215 kez okundu.
 

Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz; "Genel Anestezi Son Çare Olmalı, En Küçük Şüphede İşlem Ertelenmeli"

Burdurlu 7 yaşındaki Ela Kocaçöğür'ün diş tedavisi sırasında yaşamını yitirmesinin ardından konuşan Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, çocuklarda genel anestezi ve sedasyon uygulamalarının sanıldığı kadar basit olmadığını söyledi. Yaklaşık 23 yıldır genel anestezi altında çocuk hastaları tedavi ettiklerini belirten Karayılmaz, "Bu iş bir ekip işidir. En küçük şüphede işlem ertelenmeli. Ortada her şeyden önce bir çocuğun canı var" dedi.
- Ela'nın Acısı Tüm Türkiye'yi Yasa Boğdu ANTALYA - Burdur'dan Isparta'ya diş tedavisi için götürülen 7 yaşındaki Ela Kocaçöğür'ün, özel bir hastanede uygulanan işlem sırasında kalbinin durması sonucu yaşamını yitirmesi, çocuklarda diş tedavilerinde uygulanan genel anestezi ve sedasyon yöntemlerini yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan olayın ardından gazetemize konuşan Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, olayın ayrıntıları bilinmeden herhangi bir sorumluluk yüklemenin doğru olmayacağını ifade ederken, genel anestezi uygulanacak çocukların son derece titiz değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. - "Bu Olay Hakkında Hüküm Vermem Doğru Olmaz"     Yaşanan olayın adli ve tıbbi yönünün araştırıldığını hatırlatan Prof. Dr. Karayılmaz, olayın nedenine ilişkin kesin bilgi bulunmadığını belirterek şunları söyledi:     "Bu olayda genel anestezi mi uygulandı, sedasyon mu yapıldı, çocuğun genel anestezi için uygunluğu var mıydı, altta yatan kalp hastalığı bulunuyor muydu, olay hastadan mı kaynaklandı, anesteziden mi, hekimden mi kaynaklandı; bunların hiçbirini şu an bilmiyoruz. Bu nedenle olay hakkında yorum yapmam doğru olmaz. Bunların hepsi bilimsel ve hukuki inceleme sonucunda ortaya çıkacaktır." - "2003 Yılından Bu Yana Aynı Sistemi Uyguluyoruz" 2000 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin ilk mezunlarından biri olduğunu anlatan Karayılmaz, iki yıl serbest diş hekimliği yaptıktan sonra akademik hayata döndüğünü söyledi. 2003 yılında Prof. Dr. Zuhal Kırzıoğlu'nun öncülüğünde Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi, Genel Anestezi Birimi ve Diş Hekimliği Fakültesi arasında oluşturulan ortak çalışma sistemiyle engelli çocuklar başta olmak üzere çok sayıda hastayı genel anestezi altında tedavi etmeye başladıklarını belirten Karayılmaz, o yıllarda Antalya'da diş hekimliği fakültesi bulunmadığı için Antalya'dan da çok sayıda hastanın Isparta'ya geldiğini ifade etti. Yaklaşık 23 yıldır binlerce çocuğun tedavisini gerçekleştirdiklerini belirten Karayılmaz, "Allah'a şükür bugüne kadar ölüm ya da ciddi bir komplikasyon yaşamadık. Bunun en önemli nedeni hiçbir zaman risk almamamızdır." dedi. - "Genel Anestezi İlk Tercih Değildir" Prof. Dr. Karayılmaz, çocuklarda diş tedavisinde genel anestezinin ancak zorunlu durumlarda tercih edildiğini söyledi. Her gün Akdeniz Üniversitesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'nda 150 ila 200 çocuğun muayene edildiğini belirten Karayılmaz, ailelerin önemli bölümünün çocuklarının uyutularak tedavi edilmesini istediğini ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Karayılmaz, "Birçok aile bize doğrudan 'Çocuğumuz uyutularak tedavi edilsin' diye geliyor. Önce çocuğun daha önce normal klinik şartlarında tedavi edilip edilmediğini soruyoruz. Çoğu zaman hiç denenmediğini görüyoruz. Bizim olmazsa olmaz kuralımız önce çocuğun klinikte tedavi edilmeye çalışılmasıdır. Genel anestezi ilk seçenek olamaz." diye konuştu. - " İki Dolgu İçin Genel Anestezi Uygulanmıyor" Her çocuğun genel anestezi adayı olmadığını belirten Karayılmaz, işlem ile risk arasında mutlaka denge kurulması gerektiğini söyledi. "Çocuğun ağzında sadece bir ya da iki dolgu yapılacaksa genel anestezi uygulamıyoruz. Çünkü damar yolu açılırken çocuk zaten ağlıyor ve fiziksel olarak tutuluyor. Aynı sürede iki dolguyu rahatlıkla yapabiliriz. Böyle küçük işlemler için genel anestezi riskini almıyoruz." Buna karşılık ağızda çok sayıda çürük, kanal tedavisi gerektiren dişler ve çekim ihtiyacı bulunduğunda genel anestezinin değerlendirildiğini belirten Karayılmaz, "Eğer risk alacaksak gerçekten buna değmesi gerekir." ifadelerini kullandı. - "Aileler Düşünmeden Karar Vermiyor" Prof. Dr. Karayılmaz, genel anestezi kararı alınmadan önce ailelerle uzun görüşmeler yaptıklarını belirterek şu bilgileri verdi: "Hasta yakınlarına bütün riskleri tek tek anlatıyoruz. İstersem aileyi çok kolay ikna ederim ama bunu yapmıyorum. Kendilerine gidin düşünün diyorum. Gerekirse araştırın, başka hekimlere sorun, internetten bilgi alın. Birkaç gün sonra tekrar gelin diyorum. Çünkü bu kararı aile bilinçli şekilde vermeli." - Dört Beş Ay Süren Hazırlık Süreci Akdeniz Üniversitesi'nde genel anestezi için uzun bir bekleme listesi bulunduğunu söyleyen Karayılmaz, sırada bekleyen hastaların büyük bölümünü engelli çocukların oluşturduğunu ifade etti. Yaklaşık dört ila beş aylık bekleme sürecinin bulunduğunu belirten Karayılmaz, işlemin rastgele planlanmadığını vurgulayarak şunları anlattı: "Hastayı bir hafta önceden çağırıyoruz. Önce anestezi uzmanı muayene ediyor. Kan tahlilleri yapılıyor. Kanama ve pıhtılaşma değerleri inceleniyor. Enfeksiyon araştırılıyor. Gerekirse çocuk kardiyolojisi, endokrinoloji gibi farklı branşlardan görüş alıyoruz. Tüm bölümler onay verdikten sonra ameliyat planlanıyor. İşlem günü ise çocuk tekrar anestezi uzmanı tarafından yeniden değerlendiriliyor. En küçük bir enfeksiyon belirtisinde bile işlemi erteliyoruz." - " Tüm Önlemler Alınıyor" Prof. Dr. Karayılmaz, en küçük riskte dahi tedaviyi ertelediklerini belirterek yaşadıkları örneklerden birini anlattı. "Çocuk gribal enfeksiyon geçiriyorsa ya da üst solunum yolu enfeksiyonu varsa genel anestezi uygulamıyoruz. Fethiye'den gelen bir hastamız yolculuk sırasında yarım poğaça yemişti. Aç kalma kuralını bozduğu için hiçbir işlem yapmadan geri gönderdik. Bu konularda asla risk almıyoruz." Bugüne kadar sistemik hastalıkları bulunan çok sayıda çocuğu tedavi ettiklerini belirten Karayılmaz, bazı hastaların pediatrik yoğun bakım desteğiyle ameliyata alındığını söyledi. Yakın zamanda tedavi ettikleri ağır engelli bir çocuğun ameliyat sonrası yaklaşık 25 gün yoğun bakımda takip edildiğini anlatan Karayılmaz, "Risk baştan belliydi. Bütün hazırlıklarımızı buna göre yaptık. Çocuk yoğun bakım desteğiyle takip edildi ve başarılı şekilde taburcu edildi." dedi. - "Sedasyon Masum Değildir" Toplumda sedasyonun basit bir işlem gibi algılandığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, bunun son derece yanlış olduğunu söyledi. Sedasyonun genel anesteziye göre daha hafif bir bilinç baskılanması olmasına rağmen solunum ve dolaşımın sürekli takip edilmesini gerektirdiğini belirten Karayılmaz, özellikle küçük çocuklarda solunumun yavaşlaması, hava yolunun kapanması, mide içeriğinin akciğerlere kaçması, oksijen seviyesinin düşmesi ve kalp ritim bozukluklarının gelişebileceğini ifade etti. Reflüsü bulunan çocuklarda mide içeriğinin akciğerlere kaçmasının teorik olarak mümkün olduğunu belirten Karayılmaz, böyle durumların ancak anestezi kayıtları ve yoğun bakım değerlendirmeleriyle kesin olarak ortaya konabileceğini söyledi. - "Bu İş Cahil Cesaretiyle Yapılmaz" Özellikle son yıllarda sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte sedasyon uygulamalarının özel kliniklerde yaygınlaştığını belirten Karayılmaz, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. "Ne yazık ki bazı yerlerde sedasyon çok kolay uygulanıyor. Bazen bunu yapan kişiler yeterli deneyime sahip olmayabiliyor. Bu işte 'bir şey olmaz' anlayışıyla hareket edilmemeli. Bu büyük bir yanlıştır. Bu iş cahil cesaretiyle yapılacak bir iş değildir." -  "Genel Anestezi Ekip İşidir" Genel anestezinin yalnızca diş hekiminin değil, anestezi uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, hemşireler ve gerektiğinde diğer branşların birlikte yürüttüğü multidisipliner bir süreç olduğunu belirten Karayılmaz, her aşamanın titizlikle planlanması gerektiğini söyledi. "En küçük şüphede ameliyat ertelenmelidir. A, B ve C planlarınız hazır olmalıdır. Çünkü ortada her şeyden önce bir çocuğun hayatı vardır." - "Parasal kaygılar hiçbir zaman çocuğun canının önüne geçemez" Özel kliniklerde genel anestezi uygulamalarının ekonomik boyutuna da değinen Prof. Dr. Karayılmaz, bazı merkezlerde bu işlemlerin daha yüksek gelir sağlaması nedeniyle tercih edilebildiğini ifade etti. "Ben bu olay özelinde konuşmuyorum. Ancak genel olarak söylüyorum; işin ekonomik tarafı olabilir ama hiçbir maddi kazanç bir çocuğun hayatından daha değerli değildir. Bu nedenle bütün önlemler eksiksiz alınmalı, hiçbir risk küçümsenmemelidir." - "Haftada 15 Genel Anestezi Operasyonu Yapılıyor" Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde tam donanımlı ameliyathanede hizmet verdiklerini belirten Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, haftada yaklaşık 12-15 çocuğun genel anestezi altında tedavi edildiğini söyledi. Her ameliyatta bir öğretim üyesinin birebir bulunduğunu belirten Karayılmaz, yıllardır aynı disiplinle çalıştıklarını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bu işi büyük bir sorumlulukla yapıyoruz. Allah'a şükür bugüne kadar ciddi bir olumsuzluk yaşamadık. Temennimiz bundan sonra da hiçbir çocuğun böyle acı olaylarla karşılaşmamasıdır. Genel anestezi korkulacak bir yöntem değildir ancak doğru hasta seçimi, doğru ekip, doğru hazırlık ve doğru takip olmadan asla uygulanmamalıdır."    
Burdurlu 7 yaşındaki Ela Kocaçöğür'ün diş tedavisi sırasında yaşamını yitirmesinin ardından konuşan Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, çocuklarda genel anestezi ve sedasyon uygulamalarının sanıldığı kadar basit olmadığını söyledi. Yaklaşık 23 yıldır genel anestezi altında çocuk hastaları tedavi ettiklerini belirten Karayılmaz, "Bu iş bir ekip işidir. En küçük şüphede işlem ertelenmeli. Ortada her şeyden önce bir çocuğun canı var" dedi.

- Ela'nın Acısı Tüm Türkiye'yi Yasa Boğdu

ANTALYA - Burdur'dan Isparta'ya diş tedavisi için götürülen 7 yaşındaki Ela Kocaçöğür'ün, özel bir hastanede uygulanan işlem sırasında kalbinin durması sonucu yaşamını yitirmesi, çocuklarda diş tedavilerinde uygulanan genel anestezi ve sedasyon yöntemlerini yeniden gündeme taşıdı.
Yaşanan olayın ardından gazetemize konuşan Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, olayın ayrıntıları bilinmeden herhangi bir sorumluluk yüklemenin doğru olmayacağını ifade ederken, genel anestezi uygulanacak çocukların son derece titiz değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

- "Bu Olay Hakkında Hüküm Vermem Doğru Olmaz"

 

 

Yaşanan olayın adli ve tıbbi yönünün araştırıldığını hatırlatan Prof. Dr. Karayılmaz, olayın nedenine ilişkin kesin bilgi bulunmadığını belirterek şunları söyledi:
 

 

"Bu olayda genel anestezi mi uygulandı, sedasyon mu yapıldı, çocuğun genel anestezi için uygunluğu var mıydı, altta yatan kalp hastalığı bulunuyor muydu, olay hastadan mı kaynaklandı, anesteziden mi, hekimden mi kaynaklandı; bunların hiçbirini şu an bilmiyoruz. Bu nedenle olay hakkında yorum yapmam doğru olmaz. Bunların hepsi bilimsel ve hukuki inceleme sonucunda ortaya çıkacaktır."

- "2003 Yılından Bu Yana Aynı Sistemi Uyguluyoruz"

2000 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin ilk mezunlarından biri olduğunu anlatan Karayılmaz, iki yıl serbest diş hekimliği yaptıktan sonra akademik hayata döndüğünü söyledi.
2003 yılında Prof. Dr. Zuhal Kırzıoğlu'nun öncülüğünde Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi, Genel Anestezi Birimi ve Diş Hekimliği Fakültesi arasında oluşturulan ortak çalışma sistemiyle engelli çocuklar başta olmak üzere çok sayıda hastayı genel anestezi altında tedavi etmeye başladıklarını belirten Karayılmaz, o yıllarda Antalya'da diş hekimliği fakültesi bulunmadığı için Antalya'dan da çok sayıda hastanın Isparta'ya geldiğini ifade etti.

Yaklaşık 23 yıldır binlerce çocuğun tedavisini gerçekleştirdiklerini belirten Karayılmaz, "Allah'a şükür bugüne kadar ölüm ya da ciddi bir komplikasyon yaşamadık. Bunun en önemli nedeni hiçbir zaman risk almamamızdır." dedi.

- " Genel Anestezi İlk Tercih Değildir"

Prof. Dr. Karayılmaz, çocuklarda diş tedavisinde genel anestezinin ancak zorunlu durumlarda tercih edildiğini söyledi. Her gün Akdeniz Üniversitesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'nda 150 ila 200 çocuğun muayene edildiğini belirten Karayılmaz, ailelerin önemli bölümünün çocuklarının uyutularak tedavi edilmesini istediğini ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.

Karayılmaz, "Birçok aile bize doğrudan 'Çocuğumuz uyutularak tedavi edilsin' diye geliyor. Önce çocuğun daha önce normal klinik şartlarında tedavi edilip edilmediğini soruyoruz. Çoğu zaman hiç denenmediğini görüyoruz. Bizim olmazsa olmaz kuralımız önce çocuğun klinikte tedavi edilmeye çalışılmasıdır. Genel anestezi ilk seçenek olamaz." diye konuştu.

- " İki Dolgu İçin Genel Anestezi Uygulanmıyor"

Her çocuğun genel anestezi adayı olmadığını belirten Karayılmaz, işlem ile risk arasında mutlaka denge kurulması gerektiğini söyledi. "Çocuğun ağzında sadece bir ya da iki dolgu yapılacaksa genel anestezi uygulamıyoruz. Çünkü damar yolu açılırken çocuk zaten ağlıyor ve fiziksel olarak tutuluyor. Aynı sürede iki dolguyu rahatlıkla yapabiliriz. Böyle küçük işlemler için genel anestezi riskini almıyoruz."
Buna karşılık ağızda çok sayıda çürük, kanal tedavisi gerektiren dişler ve çekim ihtiyacı bulunduğunda genel anestezinin değerlendirildiğini belirten Karayılmaz, "Eğer risk alacaksak gerçekten buna değmesi gerekir." ifadelerini kullandı.

- "Aileler Düşünmeden Karar Vermiyor"

Prof. Dr. Karayılmaz, genel anestezi kararı alınmadan önce ailelerle uzun görüşmeler yaptıklarını belirterek şu bilgileri verdi: 
"Hasta yakınlarına bütün riskleri tek tek anlatıyoruz. İstersem aileyi çok kolay ikna ederim ama bunu yapmıyorum. Kendilerine gidin düşünün diyorum. Gerekirse araştırın, başka hekimlere sorun, internetten bilgi alın. Birkaç gün sonra tekrar gelin diyorum. Çünkü bu kararı aile bilinçli şekilde vermeli."


- Dört Beş Ay Süren Hazırlık Süreci

Akdeniz Üniversitesi'nde genel anestezi için uzun bir bekleme listesi bulunduğunu söyleyen Karayılmaz, sırada bekleyen hastaların büyük bölümünü engelli çocukların oluşturduğunu ifade etti.
Yaklaşık dört ila beş aylık bekleme sürecinin bulunduğunu belirten Karayılmaz, işlemin rastgele planlanmadığını vurgulayarak şunları anlattı: "Hastayı bir hafta önceden çağırıyoruz. Önce anestezi uzmanı muayene ediyor. Kan tahlilleri yapılıyor. Kanama ve pıhtılaşma değerleri inceleniyor. Enfeksiyon araştırılıyor. Gerekirse çocuk kardiyolojisi, endokrinoloji gibi farklı branşlardan görüş alıyoruz. Tüm bölümler onay verdikten sonra ameliyat planlanıyor. İşlem günü ise çocuk tekrar anestezi uzmanı tarafından yeniden değerlendiriliyor. En küçük bir enfeksiyon belirtisinde bile işlemi erteliyoruz."


- " Tüm Önlemler Alınıyor"

Prof. Dr. Karayılmaz, en küçük riskte dahi tedaviyi ertelediklerini belirterek yaşadıkları örneklerden birini anlattı. "Çocuk gribal enfeksiyon geçiriyorsa ya da üst solunum yolu enfeksiyonu varsa genel anestezi uygulamıyoruz. Fethiye'den gelen bir hastamız yolculuk sırasında yarım poğaça yemişti. Aç kalma kuralını bozduğu için hiçbir işlem yapmadan geri gönderdik. Bu konularda asla risk almıyoruz."

Bugüne kadar sistemik hastalıkları bulunan çok sayıda çocuğu tedavi ettiklerini belirten Karayılmaz, bazı hastaların pediatrik yoğun bakım desteğiyle ameliyata alındığını söyledi. Yakın zamanda tedavi ettikleri ağır engelli bir çocuğun ameliyat sonrası yaklaşık 25 gün yoğun bakımda takip edildiğini anlatan Karayılmaz, "Risk baştan belliydi. Bütün hazırlıklarımızı buna göre yaptık. Çocuk yoğun bakım desteğiyle takip edildi ve başarılı şekilde taburcu edildi." dedi.

- " Sedasyon Masum Değildir"

Toplumda sedasyonun basit bir işlem gibi algılandığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, bunun son derece yanlış olduğunu söyledi. Sedasyonun genel anesteziye göre daha hafif bir bilinç baskılanması olmasına rağmen solunum ve dolaşımın sürekli takip edilmesini gerektirdiğini belirten Karayılmaz, özellikle küçük çocuklarda solunumun yavaşlaması, hava yolunun kapanması, mide içeriğinin akciğerlere kaçması, oksijen seviyesinin düşmesi ve kalp ritim bozukluklarının gelişebileceğini ifade etti.
Reflüsü bulunan çocuklarda mide içeriğinin akciğerlere kaçmasının teorik olarak mümkün olduğunu belirten Karayılmaz, böyle durumların ancak anestezi kayıtları ve yoğun bakım değerlendirmeleriyle kesin olarak ortaya konabileceğini söyledi.

- "Bu İş Cahil Cesaretiyle Yapılmaz"

Özellikle son yıllarda sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte sedasyon uygulamalarının özel kliniklerde yaygınlaştığını belirten Karayılmaz, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. "Ne yazık ki bazı yerlerde sedasyon çok kolay uygulanıyor. Bazen bunu yapan kişiler yeterli deneyime sahip olmayabiliyor. Bu işte 'bir şey olmaz' anlayışıyla hareket edilmemeli. Bu büyük bir yanlıştır. Bu iş cahil cesaretiyle yapılacak bir iş değildir."

-  " Genel Anestezi Ekip İşidir"

Genel anestezinin yalnızca diş hekiminin değil, anestezi uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, hemşireler ve gerektiğinde diğer branşların birlikte yürüttüğü multidisipliner bir süreç olduğunu belirten Karayılmaz, her aşamanın titizlikle planlanması gerektiğini söyledi. "En küçük şüphede ameliyat ertelenmelidir. A, B ve C planlarınız hazır olmalıdır. Çünkü ortada her şeyden önce bir çocuğun hayatı vardır."

- "Parasal kaygılar hiçbir zaman çocuğun canının önüne geçemez"

Özel kliniklerde genel anestezi uygulamalarının ekonomik boyutuna da değinen Prof. Dr. Karayılmaz, bazı merkezlerde bu işlemlerin daha yüksek gelir sağlaması nedeniyle tercih edilebildiğini ifade etti. "Ben bu olay özelinde konuşmuyorum. Ancak genel olarak söylüyorum; işin ekonomik tarafı olabilir ama hiçbir maddi kazanç bir çocuğun hayatından daha değerli değildir. Bu nedenle bütün önlemler eksiksiz alınmalı, hiçbir risk küçümsenmemelidir."

- "Haftada 15 Genel Anestezi Operasyonu Yapılıyor"

Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde tam donanımlı ameliyathanede hizmet verdiklerini belirten Prof. Dr. Hüseyin Karayılmaz, haftada yaklaşık 12-15 çocuğun genel anestezi altında tedavi edildiğini söyledi. Her ameliyatta bir öğretim üyesinin birebir bulunduğunu belirten Karayılmaz, yıllardır aynı disiplinle çalıştıklarını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bu işi büyük bir sorumlulukla yapıyoruz. Allah'a şükür bugüne kadar ciddi bir olumsuzluk yaşamadık. Temennimiz bundan sonra da hiçbir çocuğun böyle acı olaylarla karşılaşmamasıdır. Genel anestezi korkulacak bir yöntem değildir ancak doğru hasta seçimi, doğru ekip, doğru hazırlık ve doğru takip olmadan asla uygulanmamalıdır."

 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.