ANTALYA EKONOMİSİNDE SAVAŞ VE MALİYET KISKACI

GÜNDEM - GENEL (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 25.03.2026 - 12:25, Güncelleme: 26.03.2026 - 02:25 10119 kez okundu.
 

ANTALYA EKONOMİSİNDE SAVAŞ VE MALİYET KISKACI

Antalya Ticaret Borsası Mart ayı meclisinde karamsar tablo: Artan girdi maliyetleri, navlun krizi ve Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde kalan turizm rezervasyonları, kentin lokomotif sektörlerini dar boğaza sürüklüyor.
ANTALYA – Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Mart ayı Meclis Toplantısı’nda kürsüye çıkan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, hem küresel siyasetin hem de yerel üretimin fotoğrafını çekti. Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde gerçekleşen toplantıda Çandır, tarımın stratejik bir "milli güvenlik" meselesi olduğunu vurgulayarak, sektörün içinde bulunduğu büyüme çıkmazına dikkat çekti. - "Savaşın Bedeli Ekonomik Değil, İnsanidir" Konuşmasına Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirerek başlayan Çandır, diplomasi çağrısında bulundu. Savaşın esas amacının enerji ve nüfuz alanları olduğunu belirten Çandır, "Atatürk’ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi bugün her zamankinden daha hayati. Savaşın bedeli sadece ekonomik tablolarla ölçülemez; doğada ve insan hayatında açılan yaralar derinleşiyor," dedi.   Çandır, Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin enerji fiyatlarını tetikleyerek Antalya’nın nitelikli örtüaltı üretimine "maliyet darbesi" vurduğunu ifade etti. - 25 Yıllık Acı Reçete: Tarım Neden Küçülüyor? Ali Çandır, 2025 yılı GSYH verilerini analiz ederek sektörün yapısal bir çıkmazda olduğunu rakamlarla kanıtladı. Tarımın son 25 yılda genel ekonominin çok gerisinde kaldığını belirten Çandır, şu çarpıcı kıyaslamayı yaptı: "Genel ekonomimiz yıllık ortalama %4,9 büyürken, tarım yalnızca %2,5 büyüyebildi. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. 2025 yılını %8,8 daralma ile kapattık. Bu geçici bir sarsıntı değil; tarım son 25 yılda tam 8 kez küçüldü. Sorun sadece hava durumu değil, sistemin ta kendisidir." - Antalya: Türkiye’nin Gübre Şampiyonu ve Lojistik Mağduru Antalya’nın Türkiye’de en yoğun gübre kullanan illerin başında geldiğini (181 bin ton ile 8. sırada) hatırlatan Çandır, enerji bağımlılığının sektörü felç etme riski taşıdığını söyledi. Navlun maliyetlerinin ihracatçının belini büktüğünü vurgulayan Çandır, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: Maliyet Koruması: Üre ve gübredeki vergi düzenlemeleri yerinde ancak yeterli değil; finansman imkanları acilen güçlendirilmeli. Tedarik Güvenliği: AB’nin "Made in EU" stratejisinde yer almak hayati ancak bu standartlara uyumun getireceği ek maliyetler için yatırım ortamı iyileştirilmeli. Su Yönetimi: 2026 yılı temasının "Su" olduğunu hatırlatan Çandır, "Torunlarımızın suyunu kullanıyoruz. Su merkezli olmayan bir üretim anlayışıyla sadece rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi kaybederiz," uyarısında bulundu. - İhracatta Antalya Farkı: %19,4’lük Dev Artış Genel tablodaki karamsarlığa rağmen Antalya’nın dirençli yapısına da değinen Çandır, yılın ilk iki ayına dair iyimser veriler paylaştı. Türkiye genelinde ihracat %0,8 daralırken, Antalya’nın %18, tarımsal ihracatta ise %19,4 artış sağladığını belirterek; kentin ticari krediler ve çek hacminde ülke ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini müjdeledi.     - Nisan’da Rotamız YÖREX Tüm bu karamsar tabloya rağmen Antalya’nın dirençli bir duruş sergilediğini belirten Başkan Çandır, yerel değerlerin ekonomiye kazandırılması için YÖREX’in önemine değindi. 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Alanı’nda düzenlenecek olan 14. Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) için tüm Türkiye’ye davette bulunan Çandır, "Üreticimizi, kooperatiflerimizi ve e-ticaret platformlarını bir araya getirerek katma değer yaratmaya devam edeceğiz," diyerek konuşmasını noktaladı.                                                       - Turizmde "Bekle-Gör" Dönemi ve Lojistik Krizi Mecliste söz alan ATB Başkan Yardımcısı Ragıp Gök, savaş geriliminin Antalya’nın can damarı olan turizme etkilerini değerlendirdi. Rezervasyonlarda belirgin bir yavaşlama olduğunu ifade eden Gök, "İnsanlar şu an bekle-gör politikası izliyor. Özellikle İran pazarı başta olmak üzere bölgesel hareketlilikte ciddi bir belirsizlik hakim. Güven algısını güçlendirecek stratejiler acilen devreye alınmalı," diye konuştu. Lojistik tarafında yaşanan sıkıntılar ise Hububat Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk tarafından dile getirildi. Nakliye sektöründe şoförlerin belirsizlik nedeniyle yük almak istemediğini belirten Büyükselçuk, "Kamyon bulmakta zorlanıyoruz. Mazot artışı maliyetleri katlarken, finansmana erişimin zorlaşması ve yüksek faiz oranları işletmeleri nefessiz bırakıyor," dedi.
Antalya Ticaret Borsası Mart ayı meclisinde karamsar tablo: Artan girdi maliyetleri, navlun krizi ve Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde kalan turizm rezervasyonları, kentin lokomotif sektörlerini dar boğaza sürüklüyor.

ANTALYA – Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Mart ayı Meclis Toplantısı’nda kürsüye çıkan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, hem küresel siyasetin hem de yerel üretimin fotoğrafını çekti. Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde gerçekleşen toplantıda Çandır, tarımın stratejik bir "milli güvenlik" meselesi olduğunu vurgulayarak, sektörün içinde bulunduğu büyüme çıkmazına dikkat çekti.

- "Savaşın Bedeli Ekonomik Değil, İnsanidir"

Konuşmasına Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirerek başlayan Çandır, diplomasi çağrısında bulundu. Savaşın esas amacının enerji ve nüfuz alanları olduğunu belirten Çandır, "Atatürk’ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi bugün her zamankinden daha hayati. Savaşın bedeli sadece ekonomik tablolarla ölçülemez; doğada ve insan hayatında açılan yaralar derinleşiyor," dedi.

 

Çandır, Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin enerji fiyatlarını tetikleyerek Antalya’nın nitelikli örtüaltı üretimine "maliyet darbesi" vurduğunu ifade etti.

- 25 Yıllık Acı Reçete: Tarım Neden Küçülüyor?

Ali Çandır, 2025 yılı GSYH verilerini analiz ederek sektörün yapısal bir çıkmazda olduğunu rakamlarla kanıtladı. Tarımın son 25 yılda genel ekonominin çok gerisinde kaldığını belirten Çandır, şu çarpıcı kıyaslamayı yaptı: "Genel ekonomimiz yıllık ortalama %4,9 büyürken, tarım yalnızca %2,5 büyüyebildi. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. 2025 yılını %8,8 daralma ile kapattık. Bu geçici bir sarsıntı değil; tarım son 25 yılda tam 8 kez küçüldü. Sorun sadece hava durumu değil, sistemin ta kendisidir."

- Antalya: Türkiye’nin Gübre Şampiyonu ve Lojistik Mağduru

Antalya’nın Türkiye’de en yoğun gübre kullanan illerin başında geldiğini (181 bin ton ile 8. sırada) hatırlatan Çandır, enerji bağımlılığının sektörü felç etme riski taşıdığını söyledi. Navlun maliyetlerinin ihracatçının belini büktüğünü vurgulayan Çandır, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

  • Maliyet Koruması: Üre ve gübredeki vergi düzenlemeleri yerinde ancak yeterli değil; finansman imkanları acilen güçlendirilmeli.

  • Tedarik Güvenliği: AB’nin "Made in EU" stratejisinde yer almak hayati ancak bu standartlara uyumun getireceği ek maliyetler için yatırım ortamı iyileştirilmeli.

  • Su Yönetimi: 2026 yılı temasının "Su" olduğunu hatırlatan Çandır, "Torunlarımızın suyunu kullanıyoruz. Su merkezli olmayan bir üretim anlayışıyla sadece rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi kaybederiz," uyarısında bulundu.

- İhracatta Antalya Farkı: %19,4’lük Dev Artış

Genel tablodaki karamsarlığa rağmen Antalya’nın dirençli yapısına da değinen Çandır, yılın ilk iki ayına dair iyimser veriler paylaştı. Türkiye genelinde ihracat %0,8 daralırken, Antalya’nın %18, tarımsal ihracatta ise %19,4 artış sağladığını belirterek; kentin ticari krediler ve çek hacminde ülke ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini müjdeledi.  

 

- Nisan’da Rotamız YÖREX

Tüm bu karamsar tabloya rağmen Antalya’nın dirençli bir duruş sergilediğini belirten Başkan Çandır, yerel değerlerin ekonomiye kazandırılması için YÖREX’in önemine değindi. 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Alanı’nda düzenlenecek olan 14. Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) için tüm Türkiye’ye davette bulunan Çandır, "Üreticimizi, kooperatiflerimizi ve e-ticaret platformlarını bir araya getirerek katma değer yaratmaya devam edeceğiz," diyerek konuşmasını noktaladı.

                                                     

- Turizmde "Bekle-Gör" Dönemi ve Lojistik Krizi

Mecliste söz alan ATB Başkan Yardımcısı Ragıp Gök, savaş geriliminin Antalya’nın can damarı olan turizme etkilerini değerlendirdi. Rezervasyonlarda belirgin bir yavaşlama olduğunu ifade eden Gök, "İnsanlar şu an bekle-gör politikası izliyor. Özellikle İran pazarı başta olmak üzere bölgesel hareketlilikte ciddi bir belirsizlik hakim. Güven algısını güçlendirecek stratejiler acilen devreye alınmalı," diye konuştu.

Lojistik tarafında yaşanan sıkıntılar ise Hububat Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk tarafından dile getirildi. Nakliye sektöründe şoförlerin belirsizlik nedeniyle yük almak istemediğini belirten Büyükselçuk, "Kamyon bulmakta zorlanıyoruz. Mazot artışı maliyetleri katlarken, finansmana erişimin zorlaşması ve yüksek faiz oranları işletmeleri nefessiz bırakıyor," dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.