Mimarlar Odası Antalya’dan Barınma Hakkı Vurgusu: “Konut Bir Lüks Değil, Haktır”
Mimarlar Odası Antalya’dan Barınma Hakkı Vurgusu: “Konut Bir Lüks Değil, Haktır”
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, güvenli ve nitelikli barınmanın herkes için temel bir hak olduğunu vurguladı. Şube, özellikle afet riski taşıyan alanlarda yapılaşma kararlarının bilimsel veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulundu.
ANTALYA - 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü, bu yıl “Barınma Bir İnsan Hakkıdır – Onu Geliştirin” temasıyla ele alınıyor. Antalya Şubesi " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Mimarlar Odası Antalya Şubesi de gün dolayısıyla yaptığı açıklamada, barınma hakkının yalnızca bir konuta sahip olmakla sınırlı olmadığını belirterek, güvenli, sağlıklı, erişilebilir ve iklim koşullarına uygun yaşam alanlarının önemine dikkat çekti.
Şube tarafından yapılan açıklamada, konut politikalarının yalnızca kaç konut üretildiği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtilirken; konutların nerede, hangi koşullarda ve nasıl bir yaşam çevresi içerisinde üretildiğinin de büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Antalya’nın hızlı kentleşme, yapılaşma baskısı, ulaşım ve altyapı sorunları ile iklim değişikliğinin etkileriyle karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, yeni konut üretiminin doğal ve afet riskleri göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerektiği kaydedildi.
- “ Konut ihtiyacı yeni afet riskleri yaratarak çözülemez”
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Türkiye’nin deprem, sel ve diğer doğal afetlere karşı taşıdığı risklere dikkat çekerek, bilimsel ve teknik verilerle riskli olduğu ortaya konulan alanlarda yapılaşmaya gidilmemesi gerektiğini savundu.
Açıklamada Antalya’daki Konyaaltı Çakırlar bölgesinde planlanan TOKİ konut alanı da gündeme getirildi. Şube, taşkın riski bulunduğunu belirttiği bölgede projeye verilen ÇED Olumlu kararına karşı hukuki süreç başlattığını açıkladı.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, itirazlarının konut üretimine karşı olmadığını belirterek, temel kaygının afet riskleri ve bilimsel veriler dikkate alınmadan gerçekleştirilecek yapılaşma olduğunu ifade etti.
Şube, bu noktada “Kaç konut yapılacak?” sorusunun yanı sıra, “Bu konut nerede, hangi doğal eşikler ve afet riskleri değerlendirilerek üretilecek?” sorusunun da sorulması gerektiğine dikkat çekti.
- Antalya’da mimari tasarım için iklim vurgusu
Açıklamada kentsel dönüşüm politikalarına da değinen Mimarlar Odası Antalya Şubesi, dönüşümün yalnızca eski yapıların yıkılıp yenilerinin yapılması veya yapı yoğunluğunun artırılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Antalya’nın sıcak Akdeniz iklimine sahip bir kent olduğuna dikkat çekilen açıklamada; yapıların yönlenmesi, doğal havalandırma, güneş kontrolü, gölgeleme, balkon kullanımı ve yeşil alanlarla kurulan ilişkinin mimari tasarımın temel unsurları arasında yer alması gerektiği ifade edildi.
Konutun yalnızca ekonomik bir yatırım aracı olarak görülmemesi gerektiği vurgulanan açıklamada, kentlerin rant alanı değil, toplumun ortak yaşam alanı olduğu belirtildi.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, planlama ve yapılaşma kararlarında kamu yararının esas alınması gerektiğini belirterek; doğal ve kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir kentleşme anlayışının benimsenmesi ve herkesin güvenli ve nitelikli yaşam çevrelerine erişebilmesi yönündeki çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.
Şube açıklamasını, “ Konut bir lüks değil, haktır. Barınma hakkı; güvenli, sağlıklı, iklime uyumlu ve nitelikli bir kentte yaşama hakkıdır” mesajıyla tamamladı.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi, tüm meslektaşların ve toplumun 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’nü kutlayarak, toplum, kent ve doğa yararına bir mimarlık anlayışının önemine dikkat çekti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.