Türkiye Hemofili Kongresi Antalya’da Yapıldı: Türkiye Klinik Araştırmalarda İlk Sıralarda

GÜNDEM - GENEL (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 16.04.2026 - 08:05, Güncelleme: 16.04.2026 - 21:13 10169 kez okundu.
 

Türkiye Hemofili Kongresi Antalya’da Yapıldı: Türkiye Klinik Araştırmalarda İlk Sıralarda

Antalya Belek’te düzenlenen kongrede konuşan uzmanlar, hemofili tedavisinde yaşanan büyük dönüşümü basın toplantısına anlattı . Programda, Türkiye’nin klinik çalışmalardaki güçlü konumu ve yeni tedavi yöntemleri öne çıktı.
Açılışta Kritik Veriler Açıklandı ANTALYA - Prof. Dr. Bülent Zülfikar, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin hemofili alanındaki bilimsel gücüne dikkat çekti. Zülfikar, dünyada hemofili üzerine yürütülen 1102 klinik çalışmanın 121’inde Türkiye’nin yer aldığını belirterek, “Bu oran yüzde 10’un üzerinde. Türkiye’nin genel klinik araştırmalardaki payı yüzde 5’in altındayken hemofilide bu seviyeye ulaşmak önemli bir başarıdır” dedi. Nadir hastalıkların ülkelerin gelişmişlik göstergesi olduğunu vurgulayan Zülfikar, dünyada 7 binden fazla nadir hastalık bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’de yaklaşık 120 bin kişinin hemofiliden etkilendiğini ifade eden Zülfikar, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi. Ayrıca SGK’nın ilaç geri ödeme sisteminin tedaviye erişimde büyük avantaj sağladığını belirten Zülfikar, bilimsel çalışmaların artarak devam etmesi gerektiğini vurguladı.                                                                “Artık Hayatı Yaşıyorlar” Açılış konuşmasında tedavideki gelişimin hasta yaşamına etkisine de değinen Zülfikar, geçmişte yaşanan zorlukları hatırlattı:   “Eskiden çocuklar oyun oynarken bile ciddi risk altındaydı. Bugün ise yaşıtları gibi koşabiliyor, spor yapabiliyorlar. Bu sadece fiziksel değil, psikolojik bir dönüşüm.”       Geçmişte genç yaşta eklem hasarı nedeniyle protez ihtiyacının yaygın olduğunu ifade eden Zülfikar, “Artık bu tabloyu büyük ölçüde engelledik. Hastalar sadece hayatta kalmıyor, hayatı dolu dolu yaşıyor” diye konuştu. - Çocuklar Sahalara Döndü Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise özellikle çocuk hastaların yaşamındaki değişime dikkat çekti.   Kavaklı, geçmişte hemofili hastası çocukların spor yapmasının yasak olduğunu belirterek şunları söyledi:“Çocuklar kaçak futbol oynardı ve bu da ciddi kanamalara yol açardı. Bugün ise deri altına uygulanan yeni tedaviler sayesinde çocuklar akranları gibi sahalarda.”     Bu gelişmenin sosyal etkisine de değinen Kavaklı, “Bir çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, dışlanmaması ve sosyalleşmesi çok büyük bir kazanım” dedi. - Tedavide Yeni Dönem: Gen Terapisi Prof. Dr. Yeşim Dargaud da hemofili tedavisinde son yıllarda yaşanan ilerlemelere dikkat çekti.   Dargaud, son 10 yılda tedavi seçeneklerinin büyük ölçüde değiştiğini belirterek, “Yeni ürünler sayesinde hastaların yaşam süresi uzadı ve hastalık daha iyi kontrol altına alınabiliyor” dedi.     Gen tedavisi çalışmalarının umut verici olduğunu ifade eden Dargaud, gelecekte daha kalıcı çözümlerin mümkün olabileceğini vurguladı. - Bilim, Tedavi ve Umut Bir Arada Türkiye Hemofili Derneği ve Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen kongrede; yeni tedavi yöntemleri, bilimsel araştırmalar ve hasta deneyimleri kapsamlı şekilde ele alınıyor. Basın toplantısında verilen ortak mesaj ise dikkat çekiciydi: Hemofili artık yalnızca kontrol edilen değil, yaşam kalitesinin yüksek tutulabildiği bir hastalık haline geliyor. Uzmanlar, erken tanı, düzenli tedavi ve bilimsel araştırmaların artmasıyla hemofili hastalarının geleceğinin çok daha umut verici olduğunu ifade etti.                      
Antalya Belek’te düzenlenen kongrede konuşan uzmanlar, hemofili tedavisinde yaşanan büyük dönüşümü basın toplantısına anlattı . Programda, Türkiye’nin klinik çalışmalardaki güçlü konumu ve yeni tedavi yöntemleri öne çıktı.

Açılışta Kritik Veriler Açıklandı

ANTALYA Prof. Dr. Bülent Zülfikar, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin hemofili alanındaki bilimsel gücüne dikkat çekti.

Zülfikar, dünyada hemofili üzerine yürütülen 1102 klinik çalışmanın 121’inde Türkiye’nin yer aldığını belirterek, “Bu oran yüzde 10’un üzerinde. Türkiye’nin genel klinik araştırmalardaki payı yüzde 5’in altındayken hemofilide bu seviyeye ulaşmak önemli bir başarıdır” dedi.

Nadir hastalıkların ülkelerin gelişmişlik göstergesi olduğunu vurgulayan Zülfikar, dünyada 7 binden fazla nadir hastalık bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’de yaklaşık 120 bin kişinin hemofiliden etkilendiğini ifade eden Zülfikar, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.

Ayrıca SGK’nın ilaç geri ödeme sisteminin tedaviye erişimde büyük avantaj sağladığını belirten Zülfikar, bilimsel çalışmaların artarak devam etmesi gerektiğini vurguladı.

                                                              

“Artık Hayatı Yaşıyorlar”

Açılış konuşmasında tedavideki gelişimin hasta yaşamına etkisine de değinen Zülfikar, geçmişte yaşanan zorlukları hatırlattı:

 

“Eskiden çocuklar oyun oynarken bile ciddi risk altındaydı. Bugün ise yaşıtları gibi koşabiliyor, spor yapabiliyorlar. Bu sadece fiziksel değil, psikolojik bir dönüşüm.”

 

 

 

Geçmişte genç yaşta eklem hasarı nedeniyle protez ihtiyacının yaygın olduğunu ifade eden Zülfikar, “Artık bu tabloyu büyük ölçüde engelledik. Hastalar sadece hayatta kalmıyor, hayatı dolu dolu yaşıyor” diye konuştu.

- Çocuklar Sahalara Döndü

Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise özellikle çocuk hastaların yaşamındaki değişime dikkat çekti.

 

Kavaklı, geçmişte hemofili hastası çocukların spor yapmasının yasak olduğunu belirterek şunları söyledi:“Çocuklar kaçak futbol oynardı ve bu da ciddi kanamalara yol açardı. Bugün ise deri altına uygulanan yeni tedaviler sayesinde çocuklar akranları gibi sahalarda.”

 

 

Bu gelişmenin sosyal etkisine de değinen Kavaklı, “Bir çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, dışlanmaması ve sosyalleşmesi çok büyük bir kazanım” dedi.

- Tedavide Yeni Dönem: Gen Terapisi

Prof. Dr. Yeşim Dargaud da hemofili tedavisinde son yıllarda yaşanan ilerlemelere dikkat çekti.

 

Dargaud, son 10 yılda tedavi seçeneklerinin büyük ölçüde değiştiğini belirterek, “Yeni ürünler sayesinde hastaların yaşam süresi uzadı ve hastalık daha iyi kontrol altına alınabiliyor” dedi.

 

 

Gen tedavisi çalışmalarının umut verici olduğunu ifade eden Dargaud, gelecekte daha kalıcı çözümlerin mümkün olabileceğini vurguladı.

- Bilim, Tedavi ve Umut Bir Arada

Türkiye Hemofili Derneği ve Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen kongrede; yeni tedavi yöntemleri, bilimsel araştırmalar ve hasta deneyimleri kapsamlı şekilde ele alınıyor.

Basın toplantısında verilen ortak mesaj ise dikkat çekiciydi: Hemofili artık yalnızca kontrol edilen değil, yaşam kalitesinin yüksek tutulabildiği bir hastalık haline geliyor.

Uzmanlar, erken tanı, düzenli tedavi ve bilimsel araştırmaların artmasıyla hemofili hastalarının geleceğinin çok daha umut verici olduğunu ifade etti.


 

 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.