24. GELENEKSEL ANTALYA EĞİTİM SEMPOZYUMU'NDA TEMA: EĞİTİM 5,O
24. GELENEKSEL ANTALYA EĞİTİM SEMPOZYUMU'NDA TEMA: EĞİTİM 5,O
Eğitim alanındaki güncel yaklaşımları ve yenilikçi uygulamaları değerlendirmek amacıyla Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) tarafından düzenlenen 24. Geleneksel Antalya Eğitim Sempozyumu sektör paydaşlarını bir araya getirdi. Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından, “Eğitim 5,0” temasıyla gerçekleşen sempozyumda; eğitimde dönüşüm, öğretim yöntemleri ve geleceğin öğrenme modelleri üzerine sunumlar ve paneller düzenlendi.
ANTALYA - Serik ilçesi Belek bölgesinde düzenlenen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Serik Kaymakamı Dr. Cemal Şahin, MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Zafer Öztürk, özel okul yöneticileri, eğitim temsilcileri, akademisyenler, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
- Çocuklarımızı Sorumlu ve Disiplinli Bireyler Olarak Yetiştirmeliyiz
Programda yaptığı konuşmada öğrencilerin İngilizceyi konuşabilen bireyler olarak yetişmesi gerektiğini vurgulayan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Türkçemizi unutmadan, dilimizin değerini kaybetmeden çocuklarımıza mutlaka İngilizce öğretmemiz gerekiyor. Çünkü dünyadaki bilimsel bilginin büyük bir kısmı İngilizce üretiliyor. Çocuklarını özel okullara gönderen veliler, aynı zamanda çocuklarının disiplinli bireyler olarak yetişmesini de ister.
Onların olgunlaşması, sorumluluk alması, disiplin kazanması ve belirli bir çerçevede yetişmeleri son derece önemli. Zira bunlar geleceğin yetişkinleri ve bu ülkeyi yönetecek insanlar. Dolayısıyla buna uygun şekilde hazırlanmaları gerekir.” sözlerine yer verdi.
- Öğretmenlik, Memleket Sevgisiyle Yoğrulmuş Bir Meslektir*
Öğretmenliğin yalnızca bir meslek değil, ideallere adanmış bir vizyon ve kararlılık olduğunu ifade eden Vali Şahin, “Biz çok iyi öğretmenler tarafından yetiştirilmiş bir nesiliz. Çünkü öğretmen okulları mezunlarının elinde yetiştik. O öğretmenler için öğretmenlik bir meslekten ibaret değildi; onların hayatı öğretmenlikti. Öğretmenliği yaşar, hissederlerdi. Hayatları doğruluk ve memleket sevgisiyle yoğrulmuştu. Öğretmenliği sadece maaş alınan bir meslek olarak görmezlerdi. O öğretmenler, tüm kalpleriyle, hayatlarını adadıkları Türkiye’nin modernleşmesi ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması için çalışmışlardı. Biz de bugün böyle öğretmenler istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
- “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Sahaya İndi”
MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fetullah Güner ise, yeni eğitim modeli, öğretmen yetiştirme vizyonu, mesleki eğitim ve dijital dönüşüm başlıklarında yürütülen çalışmaları anlattı:
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitim camiasında sahadan gelen geri bildirimlerle şekillenmeye devam ettiğini belirten Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Güner, iki buçuk yılı aşkın süredir Bakanlık koordinasyonunda yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güner, eğitimde doğru tespitler ve kalıcı çözümler üretme hedefiyle yoğun bir emek ortaya konulduğunu belirterek, yeni modelin öğretmenlerden olumlu geri dönüşler aldığını söyledi.
- “Yıllardır Beklenen Program Hayata Geçti”
Türkiye genelinde yüzlerce okul ve öğretmenler odasında yapılan ziyaretlerde ortak bir kanaatin oluştuğunu vurgulayan Güner, “Sahadan aldığımız geri bildirimler çok net. Öğretmenlerimiz, ‘Yıllardır beklediğimiz program ve ders kitabı içeriği buydu’ diyor. Bu bizim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.Yeni modelin kısa sürede revizyonlarla daha da güçleneceğini kaydeden Güner, değişimin kaçınılmaz ama doğru yönde ilerlediğini dile getirdi.
- Mesleki Eğitim ve Öğretmenlik Vurgusu
Konuşmasında mesleki eğitimin stratejik önemine dikkat çeken Güner, kamu ve özel sektörün birlikte sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Öğretmenliğin yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir duygu ve pedagoji mesleği olduğunu söyleyen Güner, kurulacak akademilerin bu alanda önemli katkılar sunacağını ifade etti.
- Yapay Zekâ, Dijital Platformlar ve Denetim
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapay zekâ ve eğitim teknolojileri alanında attığı adımlara da değinen Güner, ortaokul ve temel eğitim düzeyinde geliştirilen MEBİ dijital platformların dikkat çekici bir içerik zenginliğine ulaştığını aktardı.1600 video, binlerce ödev ve on binlerce sorudan oluşan bu platformun öğretmenlere öğrenci bazlı takip imkânı sunduğunu belirtti.
Denetimlerin eğitim sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunun altını çizen Güner, sektöre zarar veren “hayalet sınıf” uygulamalarına karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü ve bu kapsamda 48 okulun ruhsatının iptal edildiğini açıkladı.
- “Eğitimin Temeli Türkçedir”
Yabancı dil eğitimine de değinen Güner, dil öğretimi ile kültür aktarımının ayrılması gerektiğini belirterek, Türkçenin eğitimde temel unsur olduğunu vurguladı. Türkçe okutulması gereken derslerde görev alacak yabancı öğretmenler için C1 düzeyinde Türkçe yeteryeterlilik şartı getirildiğini hatırlattı.Konuşmasının sonunda organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Fetullah Güner, “Sessiz sedasız ama kararlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Eğitimde atılan bu adımların uzun vadede Türkiye’nin geleceğine güçlü katkılar sunacağına inanıyoruz” dedi
- Özel Okullarda "Sürdürülebilirlik" Alarmı
Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk, 24. Geleneksel Eğitim Sempozyumu’nda özel okul sektörünün geleceğine dair bir yol haritası açıkladı. Öztürk, öğretmenlerin özlük haklarından yeşil pasaport talebine kadar pek çok kritik konuyu gündeme taşıdı.
- "Sektör Kırılma Noktasında"
Antalya'da düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan Zafer Öztürk, özel okul sektörünün ekonomik ve yapısal sorunlar nedeniyle "kırılgan bir eşiğe" geldiğini vurguladı. Öztürk, özel okulların sadece birer ticari işletme değil, Türkiye’nin beşeri sermayesinin en büyük destekçileri olduğunu hatırlattı.
- Eğitim 5.0: Sadece Teknoloji Değil, Güçlü Finansman
Eğitim 5,0'ın bir gelecek hayali değil, bugünden inşa edilmesi gereken bir sorumluluk olduğuna vurgu yapan Öztürk, Eğitimin insan merkezli, etik temelli ve sürdürülebilir bir anlayışla yeniden ele alınmasının önemine dikkat çekti. Eğitim 5.0" vizyonunun dijital araçlardan ibaret olmadığını belirterek; bu dönüşümün ancak sürdürülebilir finansman ve kamusal destek mekanizmalarıyla hayata geçebileceğini ifade etti. Maliyet kıskacındaki sektörün finansal açıdan sürdürülemez bir noktaya geldiği uyarısını yaptı.
- Öğretmenlere "Eşit Hak" ve "Yeşil Pasaport" Güvencesi
Toplantının en dikkat çeken başlığı öğretmenlerin geleceği oldu. Zafer Öztürk, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin kendilerini güvende ve değerli hissetmelerinin şart olduğunu belirterek, hükümete şu somut çağrıda bulundu: "Özel okul öğretmenlerimizin özlük hakları güçlendirilmeli ve kendilerine yeşil pasaport hakkı tanınmalıdır. Bu adım, öğretmenlerimizin kendilerini daha değerli hissetmelerini sağlayacak, özel sektörde çalışma motivasyonunu artıracaktır. Aynı zamanda istihdamı güçlendirerek, meslektaşlarımızın atanma kaygısını da önemli ölçüde azaltacaktır."
- "İş Birliği Artık Bir Zorunluluk"
Sektörün nicelikten çok kaliteye odaklanması gerektiğini söyleyen Öztürk, devlet ile özel okul sektörü arasında kurulacak güçlü ve kalıcı iş birliğinin Türkiye’nin eğitim geleceği için bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de ve dünyada özel okulların rolü ve katkısının değerlendirildiği sempozyumda, 2 binin üzerinde eğitim temsilcisi yer aldı. Sempozyumda; eğitim materyalleri, kırtasiye, teknoloji ve basın hizmetleri alanındaki firmalar da stant açarak ürün ve hizmetlerini sergiledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.