Depremler Değil, İhmal Öldürüyor: Kayıp 26 Yılın Acı Bilançosu

GÜNDEM - GENEL (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 15.08.2025 - 15:15, Güncelleme: 15.08.2025 - 15:15 11541+ kez okundu.
 

Depremler Değil, İhmal Öldürüyor: Kayıp 26 Yılın Acı Bilançosu

​Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin 26. yıl dönümünde bir basın toplantısı düzenledi. Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan'ın "Bir arpa boyu bile yol alamadık" sözleri, deprem gerçeğiyle yüzleşmede gelinen acı noktayı gözler önüne serdi. İMO, depremlere karşı hazırlık sürecinde geçen 26 yılda, bilimsel uyarılara rağmen yeterli adımların atılmadığını vurguladı ve can kayıplarının asıl nedeninin ihmal olduğunu belirtti.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminin 26. yıl dönümü anısına, 15 Ağustos 2025 tarihinde İMO üyeleri ve basın mensuplarının katılımıyla kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi. Üyelerin ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantı, Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, depremin 26. yılına özel olarak hazırlanan anma videosu katılımcılarla paylaşıldı. ​"Bir Arpa Boyu Yol Alamadık" Mehmet Soner Akdoğan, açılış konuşmasında, "Artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor, ancak ne yazık ki hiçbir şeyin değişmediği bir noktadayız," diyerek durumu özetledi. Akdoğan, 17 Ağustos depreminden sonra denetim eksikliklerinin, yetkin mühendisliğin ve malzeme kalitesinin sorun olduğunun konuşulduğunu hatırlattı. Sözlerine, "Bugün geldiğimiz noktada maalesef bir arpa boyu bile yol alamadık," şeklinde devam ederek, aradan geçen 26 yıla rağmen deprem hazırlığı konusunda ciddi bir ilerleme kaydedilemediğini vurguladı. - Deprem Ülkesinde Bitmeyen Endişe ​Basın açıklamasını okuyan İMO Yönetim Kurulu 2. Başkanı Ali Erman Aydın, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin, bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu hatırlattı. Aradan geçen 26 yıla rağmen, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde yaşayanlar için deprem endişesinin hala en büyük kaygı kaynağı olduğunu dile getirdi. 23 Nisan 2025'te Marmara Denizi'nde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin, bu endişeyi yeniden alevlendirdiğini belirtti.                                                      Aydın, deprem tartışmalarının fay haritaları, olası büyüklük ve zaman gibi konulara indirgenmesini eleştirdi. Asıl konunun, kentlerin depreme ne kadar hazırlıksız olduğu gerçeği olması gerektiğini vurguladı. Depremin ne zaman ve nerede olacağının bilinmemesinin en büyük endişe olduğunu kabul etmekle birlikte, asıl meselenin mevcut yapı stoku olduğunu ifade etti. Türkiye'de son yüz yılda meydana gelen 85 yıkıcı depremde yaklaşık 85 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bu durumun ortalama her 1,5 yılda bir yıkıcı deprem yaşandığını gösterdiğini kaydetti. - ​6 Milyon Riskli Yapı ve Boşa Harcanan Kaynaklar ​İMO'nun basın açıklamasında, mevcut yapı stoğunun durumuyla ilgili çarpıcı veriler paylaşıldı. Yetkili kurumların açıklamalarına göre Türkiye'deki yapıların yaklaşık yüzde 60'ına denk gelen 6 milyon civarında yapının riskli olduğu ifade edildi. Ancak bu yapıların hangileri olduğu konusunda net bir envanterin bile bulunmadığı vurgulandı. 1999 depreminin ardından hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı'nın (UDSEP) hedeflerine ulaşılamaması eleştirildi. Bu plana göre 2017'de tamamlanması gereken yapı stoğu envanterinin hala yapılamadığına dikkat çekilerek, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve ağır hasar alan 240 binden fazla binanın bu envanter çalışması yapılmış olsaydı önceden tespit edilebileceği belirtildi. ​Açıklamada, depreme hazırlık için toplanan vergilerin kullanımına da değinildi. 1999 depremi sonrası kalıcı hale getirilen Özel İletişim Vergisi'nden 2025 yılı başına kadar 40,2 milyar dolar vergi toplandığı, ancak 2012'den bu yana kentsel dönüşüme merkezi bütçeden sadece 480 milyar TL harcandığı ifade edildi. Kentsel dönüşüm çalışmalarının da yerinde saydığı, tespit edilen 6 milyon riskli yapının sadece yüzde 4'ünün dönüştürülebildiği ve bu dönüşümün çoğunlukla rantı yüksek bölgelerde gerçekleştiği vurgulandı. - ​6 Şubat Depremlerinin Acı Gerçekleri ve Tutulmayan Sözler ​6 Şubat 2023 depremlerinin, 17 Ağustos'tan bu yana geçen 24 yılda hiçbir ilerlemenin kaydedilmediğini acı bir şekilde gösterdiği belirtildi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve maddi kaybın 100 milyar doları aştığı hatırlatıldı. ​ Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin de vaatlerin gerisinde kaldığı açıklandı. Depremden sonra 1 yıl içinde 319 bin konutun teslim edileceği sözüne rağmen, 30 ayda sadece 250 binden biraz fazla bağımsız bölümün teslim edilebildiği belirtildi. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ise planlanan 1241 eğitim binasının sadece 524'ünün yapımının tamamlandığı bilgisi verildi. - ​Sonuç: Bilim Yol Göstermeli, İnsan Yaşamı Önce Gelmeli ​İMO'nun açıklamasında, depremin doğal bir olay olduğu, afete dönüşmesinin ise tamamen insan kaynaklı olduğu vurgulandı. Sorunların üstesinden gelmek için yeterli maddi olanakların ve yetişmiş insan gücünün mevcut olduğu belirtilerek, tek eksik olanın toplum yararını esas alan bir anlayış olduğu ifade edildi. ​ İMO, siyasi iradenin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmesi, yapı denetiminin kamusal bir hizmet olarak yeniden örgütlenmesi ve meslek odalarının sürece dahil edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklama, "Depremler kaçınılmaz; ancak afetler önlenebilir. Daha fazla geç kalmadan, bir tek insanımızı daha yitirmeden bilimin ve kamusal sorumluluğun rehberliğinde harekete geçilmelidir" sözleriyle son buldu.  
​Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin 26. yıl dönümünde bir basın toplantısı düzenledi. Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan'ın "Bir arpa boyu bile yol alamadık" sözleri, deprem gerçeğiyle yüzleşmede gelinen acı noktayı gözler önüne serdi. İMO, depremlere karşı hazırlık sürecinde geçen 26 yılda, bilimsel uyarılara rağmen yeterli adımların atılmadığını vurguladı ve can kayıplarının asıl nedeninin ihmal olduğunu belirtti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminin 26. yıl dönümü anısına, 15 Ağustos 2025 tarihinde İMO üyeleri ve basın mensuplarının katılımıyla kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi. Üyelerin ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantı, Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı.

Ardından, depremin 26. yılına özel olarak hazırlanan anma videosu katılımcılarla paylaşıldı.

​"Bir Arpa Boyu Yol Alamadık"

Mehmet Soner Akdoğan, açılış konuşmasında, "Artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor, ancak ne yazık ki hiçbir şeyin değişmediği bir noktadayız," diyerek durumu özetledi. Akdoğan, 17 Ağustos depreminden sonra denetim eksikliklerinin, yetkin mühendisliğin ve malzeme kalitesinin sorun olduğunun konuşulduğunu hatırlattı. Sözlerine, "Bugün geldiğimiz noktada maalesef bir arpa boyu bile yol alamadık," şeklinde devam ederek, aradan geçen 26 yıla rağmen deprem hazırlığı konusunda ciddi bir ilerleme kaydedilemediğini vurguladı.


- Deprem Ülkesinde Bitmeyen Endişe

​Basın açıklamasını okuyan İMO Yönetim Kurulu 2. Başkanı Ali Erman Aydın, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin, bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu hatırlattı. Aradan geçen 26 yıla rağmen, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde yaşayanlar için deprem endişesinin hala en büyük kaygı kaynağı olduğunu dile getirdi. 23 Nisan 2025'te Marmara Denizi'nde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin, bu endişeyi yeniden alevlendirdiğini belirtti.

                                                  
 

Aydın, deprem tartışmalarının fay haritaları, olası büyüklük ve zaman gibi konulara indirgenmesini eleştirdi. Asıl konunun, kentlerin depreme ne kadar hazırlıksız olduğu gerçeği olması gerektiğini vurguladı. Depremin ne zaman ve nerede olacağının bilinmemesinin en büyük endişe olduğunu kabul etmekle birlikte, asıl meselenin mevcut yapı stoku olduğunu ifade etti. Türkiye'de son yüz yılda meydana gelen 85 yıkıcı depremde yaklaşık 85 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bu durumun ortalama her 1,5 yılda bir yıkıcı deprem yaşandığını gösterdiğini kaydetti.

- ​6 Milyon Riskli Yapı ve Boşa Harcanan Kaynaklar

​İMO'nun basın açıklamasında, mevcut yapı stoğunun durumuyla ilgili çarpıcı veriler paylaşıldı. Yetkili kurumların açıklamalarına göre Türkiye'deki yapıların yaklaşık yüzde 60'ına denk gelen 6 milyon civarında yapının riskli olduğu ifade edildi. Ancak bu yapıların hangileri olduğu konusunda net bir envanterin bile bulunmadığı vurgulandı.

1999 depreminin ardından hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı'nın (UDSEP) hedeflerine ulaşılamaması eleştirildi. Bu plana göre 2017'de tamamlanması gereken yapı stoğu envanterinin hala yapılamadığına dikkat çekilerek, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve ağır hasar alan 240 binden fazla binanın bu envanter çalışması yapılmış olsaydı önceden tespit edilebileceği belirtildi.

​Açıklamada, depreme hazırlık için toplanan vergilerin kullanımına da değinildi. 1999 depremi sonrası kalıcı hale getirilen Özel İletişim Vergisi'nden 2025 yılı başına kadar 40,2 milyar dolar vergi toplandığı, ancak 2012'den bu yana kentsel dönüşüme merkezi bütçeden sadece 480 milyar TL harcandığı ifade edildi. Kentsel dönüşüm çalışmalarının da yerinde saydığı, tespit edilen 6 milyon riskli yapının sadece yüzde 4'ünün dönüştürülebildiği ve bu dönüşümün çoğunlukla rantı yüksek bölgelerde gerçekleştiği vurgulandı.

- ​6 Şubat Depremlerinin Acı Gerçekleri ve Tutulmayan Sözler

​6 Şubat 2023 depremlerinin, 17 Ağustos'tan bu yana geçen 24 yılda hiçbir ilerlemenin kaydedilmediğini acı bir şekilde gösterdiği belirtildi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve maddi kaybın 100 milyar doları aştığı hatırlatıldı.

Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin de vaatlerin gerisinde kaldığı açıklandı. Depremden sonra 1 yıl içinde 319 bin konutun teslim edileceği sözüne rağmen, 30 ayda sadece 250 binden biraz fazla bağımsız bölümün teslim edilebildiği belirtildi. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ise planlanan 1241 eğitim binasının sadece 524'ünün yapımının tamamlandığı bilgisi verildi.

- ​Sonuç: Bilim Yol Göstermeli, İnsan Yaşamı Önce Gelmeli

​İMO'nun açıklamasında, depremin doğal bir olay olduğu, afete dönüşmesinin ise tamamen insan kaynaklı olduğu vurgulandı. Sorunların üstesinden gelmek için yeterli maddi olanakların ve yetişmiş insan gücünün mevcut olduğu belirtilerek, tek eksik olanın toplum yararını esas alan bir anlayış olduğu ifade edildi.

İMO, siyasi iradenin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmesi, yapı denetiminin kamusal bir hizmet olarak yeniden örgütlenmesi ve meslek odalarının sürece dahil edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklama, "Depremler kaçınılmaz; ancak afetler önlenebilir. Daha fazla geç kalmadan, bir tek insanımızı daha yitirmeden bilimin ve kamusal sorumluluğun rehberliğinde harekete geçilmelidir" sözleriyle son buldu.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
giftcardmall/mygift