Yaz aylarında birçok kişiden aynı cümleyi duyarız: “Sıcaktan hiçbir şey yiyemiyorum.”Öğle saatlerinde ağır yemekler cazibesini kaybeder, daha hafif ve serin seçeneklere yöneliriz. Buna karşılık gün içinde neredeyse hiç acıkmadığını söyleyen biri, akşam saatlerinde kendisini beklemediği kadar iştahlı bulabilir.
Peki sıcak hava gerçekten iştahı azaltıyor mu?
Araştırmalar, sıcak ortamın bazı kişilerde iştahı ve bir öğünde tüketilen enerji miktarını geçici olarak azaltabileceğini gösteriyor. Ancak bu etki herkeste aynı değildir. Ortam sıcaklığı, fiziksel aktivite, sıvı kaybı, uyku düzeni ve öğün saatleri sonucu değiştirebilir.
Vücut Önce Isı Dengesini Korumaya Çalışıyor
Hava sıcaklığı yükseldiğinde vücut fazla ısıyı uzaklaştırmaya çalışır. Deriye giden kan akımı artar ve terleme başlar. Yemek yemek ise sindirim ve metabolizma sırasında bir miktar ısı oluşmasına neden olur. Bu nedenle sıcak havalarda büyük ve ağır öğünler bazı kişilere daha rahatsız edici gelebilir. Daha küçük porsiyonlara, soğuk yiyeceklere ve hafif öğünlere yönelmemizinn nedenlerinden biri bu olabilir. Ancak bu durum sıcak havada herkesin iştahı azalır anlamına gelmez. İnsan çalışmalarının sonuçları tamamen aynı değildir. Bazı araştırmalarda sıcak ortamda enerji alımı azalırken, bazılarında belirgin bir değişiklik görülmemiştir.
Ghrelin Her Şeyi Açıklamıyor
İştah denildiğinde akla gelen hormonlardan biri ghrelindir. Büyük ölçüde midede üretilen bu hormonun düzeyi genellikle öğün öncesinde yükselir ve yemekten sonra azalır. Fakat insan iştahı yalnızca ghrelin tarafından yönetilmez. Bağırsak hormonları, kan şekeri, uyku, stres, alışkanlıklar, yiyeceklerin görüntüsü ve kokusu da iştah üzerinde etkilidir. Sıcaklığın ghrelin üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalar olsa da sonuçlar kesin değildir. Bu nedenle sıcakta ghrelin düşer, insan acıkmaz demek bilimsel açıdan fazla basit bir açıklama olur. Daha doğru ifade şudur, sıcaklık iştahın hormonal ve davranışsal düzenlenmesini etkileyebilir, ancak bu etki kişiden kişiye değişir.
Susuzluğu Açlık Sanıyor Olabilir miyiz?
“Vücut susuzluğu açlık sanır” cümlesi oldukça yaygındır. Ancak bu iddianın bilimsel dayanağı sanıldığı kadar güçlü değildir. Açlık ve susuzluk birbirinden farklı fakat birbiriyle ilişkili sistemler tarafından düzenlenir. Yapılan bazı kontrollü çalışmalar, hafif sıvı yetersizliğinin açlığı veya bir sonraki öğünde tüketilen enerji miktarını belirgin biçimde artırmadığını göstermiştir. Yine de günlük yaşamda susuzluk, yorgunluk, can sıkıntısı ve gerçek açlık birbirine karışabilir. Özellikle gün boyunca yeterince su içmeyen bir kişi akşam hem susamış hem yorgun hem de aç olabilir. Bu nedenle suyu iştah bastırıcı gibi görmek doğru değildir. Ancak sıcak havalarda yeterli sıvı almak halsizlik, baş ağrısı ve performans düşüşünü önlemek açısından önemlidir.
Gün Boyu İştahsızlık Akşam Açlığına Dönüşebilir
Yaz aylarında sık rastlanan bir düzen vardır. Sabah yalnızca kahve içilir, öğle yemeği sıcak nedeniyle atlanır veya birkaç dilim meyveyle geçiştirilir. Akşam hava serinlediğinde ise güçlü bir açlık ortaya çıkar. Bu durumda akşam iştahındaki artışı yalnızca havanın serinlemesine bağlayamayız. Gün boyunca yeterli enerji ve protein alınmadığında akşam daha fazla acıkmak beklenen bir sonuçtur. Buna biyolojik ritim de eklenir. Araştırmalar, açlık hissinin günün ilerleyen saatlerinde artabildiğini göstermektedir. Bu nedenle yazın öğünleri sürekli ertelemek, akşam daha büyük porsiyonlara yönelmeyi kolaylaştırabilir.
Akşam iştahının artması her zaman irade eksikliği değildir. Bazen gün boyunca yetersiz beslenmenin doğal sonucudur.
“Hiçbir Şey Yemedim” Derken Neleri İçiyoruz?
Sıcak havalarda katı yiyecekler azalırken içecek tüketimi artabilir. Soğuk kahveler, limonatalar, meyve suları ve aromalı içecekler fark edilmeden önemli miktarda enerji sağlayabilir. Kişi gün boyunca yemek yemediğini düşünürken içeceklerden ve küçük atıştırmalıklardan yüksek enerji almış olabilir. Üstelik sıvı kaloriler çoğu zaman katı besinler kadar uzun süre tokluk sağlamaz. Diğer taraftan günü yalnızca soğuk içecekler ve meyveyle geçirmek de yeterli protein, lif, vitamin ve mineral alınmasını zorlaştırabilir. Yazın hafif yemek istemek doğaldır. Fakat hafif yemek, besin değeri düşük yemek anlamına gelmez. Yoğurt, ayran, cacık, yumurta, peynir, kurubaklagiller, sebzeler ve tam tahıllarla hem serinletici hem de dengeli öğünler hazırlanabilir.
Yazın Az Acıkmak Kilo Vermek Demek mi?
Yazın iştahın azalması otomatik olarak kilo kaybı sağlamaz. Günlük enerji alımı yalnızca ana öğünlerden oluşmaz. İçecekler, atıştırmalıklar, hareket düzeyi ve uyku da vücut ağırlığını etkiler. Ayrıca sıcak havalarda fiziksel aktivite azalabilir. İnsanlar yürüyüşlerini erteleyebilir ve günün büyük bölümünü kapalı ortamda geçirebilir. Bu durumda daha az yemek yenmesine rağmen enerji harcaması da düşebilir. Terleme sonrası tartıda görülen düşüş ise yağ kaybı değildir. Büyük ölçüde sıvı kaybını gösterir ve sıvı yerine konduğunda ağırlık geri gelir.