Hematolojide Yeni Ufuklar: CAR-T ve Kök Hücre Tedavilerinde Yeni Dönem

SAĞLIK (DM) - DEMİRKAN MEDYA | 18.04.2026 - 14:30, Güncelleme: 19.04.2026 - 11:56 10175 kez okundu.
 

Hematolojide Yeni Ufuklar: CAR-T ve Kök Hücre Tedavilerinde Yeni Dönem

Türk Hematoloji Derneği tarafından Antalya’da düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi, 300’ü aşkın bilim insanının katılımıyla kemik iliği nakli ve gen tedavilerindeki son gelişmeleri gündeme taşıdı.
ANTALYA - Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bağışıklık sistemini kanserle savaşacak şekilde yeniden programlayan, kişiye özel "CAR-T Hücre Tedavisi" hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Mehtap, özellikle dirençli kan kanserlerinde umut veren bu yöntemin Türkiye’deki güncel durumuna dikkat çekti.                                                                       - Kanserle Mücadelede Yeni Dönem: CAR-T Hücre Tedavisi Türkiye’de Yaygınlaşıyor ​Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini kanseri tanıyıp yok etmek üzere eğiten ve kişiye özel bir immünoterapi türü olan CAR-T hücre tedavisi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Bu yöntemin, özellikle diğer tedavilerin yanıt vermediği zorlu kan kanseri vakalarında güçlü bir seçenek olduğunu ifade eden Mehtap, sürecin hücre temelli bir gen tedavisi niteliği taşıdığını vurguladı.   Prof. Dr. Özgür Mehtap, tedavinin çalışma prensibini bağışıklık sistemindeki T hücreleri ile yabancı hücrelerdeki antijenler arasındaki ilişki üzerinden açıkladı. Bu etkileşimi bir kilit ve anahtar uyumuna benzeten Mehtap, kanser hücrelerinin ancak uygun bir reseptör varlığında bağışıklık sistemi tarafından tanınabildiğini belirtti.   Eğer vücutta uygun reseptör yoksa bağışıklık hücrelerinin kanseri yok edemediğini hatırlatan Mehtap, CAR-T tedavisinde hastanın kanından alınan T hücrelerine laboratuvar ortamında genetik müdahale ile "kimerik antijen reseptörü" (CAR) eklendiğini dile getirdi. ​Her kanser türünün farklı antijenlere sahip olması nedeniyle tedavinin tamamen hedefe yönelik ve kişiye özel tasarlandığını aktaran Prof. Dr. Mehtap, örneğin CD19 antijenini hedef alan bir tedavinin, bu proteini taşımayan kanser türlerinde etkili olmayacağını sözlerine ekledi. Tedavi sürecinin; hücrelerin toplanması, genetik olarak değiştirilip çoğaltılması için gereken birkaç haftalık laboratuvar aşaması ve ardından hastaya geri verilerek yakın takibe alınması şeklinde ilerlediğini kaydetti. ​Dünyada bu tedavinin önündeki en büyük engelin yüksek maliyet ve teknolojiye erişim zorluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Mehtap, Türkiye’deki son gelişmelere dair müjdeli haberler verdi. Sağlık Bakanlığı'nın girişimleriyle son bir yıl içerisinde Türkiye’de bu tedaviye erişim noktasında kritik adımlar atıldığını belirten Mehtap, Mart ayı itibarıyla Türkiye’nin CAR-T üretebilecek kapasiteye ulaştığını ve bazı hastaların tedaviye eriştiğini bildirdi. Mehtap, bu yenilikçi yöntemin önümüzdeki yıllarda ülke genelinde giderek yaygınlaşacağını öngördüklerini ifade etti. - Kök Hücre Naklinde Bağışçılık     Türk Hematoloji Derneği Kongre Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu ise toplantıda, kök hücre nakli türleri ve donör bulma süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.   Elif Birtaş Ateşoğlu, allojeneik kök hücre naklinin akut lösemiler ve lenfomalar gibi malign hastalıkların yanı sıra aplastik anemi, bazı genetik hastalıklar ve bağışıklık sistemi bozukluklarında kalıcı iyileşme sağlayabilen en önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu söyledi. Nakil sayesinde hastaya sağlıklı bir kemik iliği kazandırıldığını belirten Ateşoğlu, bu tedavinin birçok hastalıkta tek kalıcı çözüm olabildiğine dikkat çekti. Naklin, HLA doku grubu uyumu bulunan sağlıklı donörlerden alınan kök hücrelerle yapıldığını vurgulayan Ateşoğlu, en uygun donörün hastayla tam uyumlu kardeş olduğunu, ancak bunun olasılığının yüzde 25 civarında kaldığını ifade etti. Uygun kardeş donör bulunamadığında ulusal doku bankası TÜRKÖK üzerinden tarama yapıldığını, gerekirse uluslararası donör veritabanlarının da devreye girdiğini belirtti. Ayrıca yarı uyumlu akrabalardan yapılan “haploidentik” naklin de önemli bir alternatif olduğunu dile getirdi. Kök hücre donörlüğünün gönüllülük esasına dayandığını hatırlatan Ateşoğlu, 18–35 yaş aralığında sağlıklı bireylerin donör olabileceğini, kök hücrelerin çoğunlukla koldan alınan kan yoluyla toplandığını ve donöre zarar vermeyen bir ilaç uygulamasıyla bu işlemin gerçekleştirildiğini söyledi. Ateşoğlu, “Uygun donör bulunması birçok hasta için hayati önem taşımaktadır. Donör olmak, bir insana yeni bir yaşam şansı vermektir” dedi. - Türkiye Nakil Haritası: 115 Merkezde Uluslararası Standartlar   ​Türkiye’nin son 40 yılda katettiği mesafeyi rakamlarla özetleyen Türk Hematoloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’nin bölgedeki lider konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "1984’te başlayan nakil yolculuğumuz, bugün dünya standartlarında 115 merkezle devam ediyor. - Hücresel Tedavilerde Gelişmeler ​Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnci Alacacıoğlu yaptığı konuşmada, kanser tedavisinde bağışıklık sistemini yeniden programlayan immünoterapilerin geldiği noktayı değerlendirdi. CAR-T hücre tedavilerinin özellikle nüks veya dirençli hematolojik kanserlerde çarpıcı başarılar sağladığını vurgulayan Alacacıoğlu, bu tedavilerin artık bazı hasta gruplarında standart yaklaşımların önüne geçtiğini ifade etti. Nüks akut lenfoblastik lösemi, dirençli büyük B hücreli lenfoma ve çoklu tedavi sonrası nüks eden multiple myeloma hastalarında CAR-T uygulamalarıyla yüksek yanıt oranları ve uzun süreli sağkalım elde edildiğini belirten Alacacıoğlu, özellikle büyük B hücreli lenfomada CAR-T tedavisinin otolog kök hücre nakline üstünlüğünün klinik çalışmalarla gösterildiğini aktardı.Prof. Dr. Alacacıoğlu, doğru hasta seçimi ve tedavilere erişimin artırılmasıyla birlikte CAR-T hücre tedavilerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla hastaya uzun süreli yaşam ve hatta iyileşme umudu sunacağını vurguladı. Her hasta için özel üretim yerine, "raftan hemen alınıp kullanılabilecek" allojenik (evrensel) CAR-T hücreleri üzerinde çalışmaların devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Türk Hematoloji Derneği tarafından Antalya’da düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi, 300’ü aşkın bilim insanının katılımıyla kemik iliği nakli ve gen tedavilerindeki son gelişmeleri gündeme taşıdı.

ANTALYA - Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bağışıklık sistemini kanserle savaşacak şekilde yeniden programlayan, kişiye özel "CAR-T Hücre Tedavisi" hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Mehtap, özellikle dirençli kan kanserlerinde umut veren bu yöntemin Türkiye’deki güncel durumuna dikkat çekti.

                                                                     

- Kanserle Mücadelede Yeni Dönem: CAR-T Hücre Tedavisi Türkiye’de Yaygınlaşıyor

​Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini kanseri tanıyıp yok etmek üzere eğiten ve kişiye özel bir immünoterapi türü olan CAR-T hücre tedavisi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Bu yöntemin, özellikle diğer tedavilerin yanıt vermediği zorlu kan kanseri vakalarında güçlü bir seçenek olduğunu ifade eden Mehtap, sürecin hücre temelli bir gen tedavisi niteliği taşıdığını vurguladı.

 

Prof. Dr. Özgür Mehtap, tedavinin çalışma prensibini bağışıklık sistemindeki T hücreleri ile yabancı hücrelerdeki antijenler arasındaki ilişki üzerinden açıkladı. Bu etkileşimi bir kilit ve anahtar uyumuna benzeten Mehtap, kanser hücrelerinin ancak uygun bir reseptör varlığında bağışıklık sistemi tarafından tanınabildiğini belirtti.

 

Eğer vücutta uygun reseptör yoksa bağışıklık hücrelerinin kanseri yok edemediğini hatırlatan Mehtap, CAR-T tedavisinde hastanın kanından alınan T hücrelerine laboratuvar ortamında genetik müdahale ile "kimerik antijen reseptörü" (CAR) eklendiğini dile getirdi.

​Her kanser türünün farklı antijenlere sahip olması nedeniyle tedavinin tamamen hedefe yönelik ve kişiye özel tasarlandığını aktaran Prof. Dr. Mehtap, örneğin CD19 antijenini hedef alan bir tedavinin, bu proteini taşımayan kanser türlerinde etkili olmayacağını sözlerine ekledi. Tedavi sürecinin; hücrelerin toplanması, genetik olarak değiştirilip çoğaltılması için gereken birkaç haftalık laboratuvar aşaması ve ardından hastaya geri verilerek yakın takibe alınması şeklinde ilerlediğini kaydetti.

​Dünyada bu tedavinin önündeki en büyük engelin yüksek maliyet ve teknolojiye erişim zorluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Mehtap, Türkiye’deki son gelişmelere dair müjdeli haberler verdi. Sağlık Bakanlığı'nın girişimleriyle son bir yıl içerisinde Türkiye’de bu tedaviye erişim noktasında kritik adımlar atıldığını belirten Mehtap, Mart ayı itibarıyla Türkiye’nin CAR-T üretebilecek kapasiteye ulaştığını ve bazı hastaların tedaviye eriştiğini bildirdi. Mehtap, bu yenilikçi yöntemin önümüzdeki yıllarda ülke genelinde giderek yaygınlaşacağını öngördüklerini ifade etti.

- Kök Hücre Naklinde Bağışçılık

 

 

Türk Hematoloji Derneği Kongre Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu ise toplantıda, kök hücre nakli türleri ve donör bulma süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.

 

Elif Birtaş Ateşoğlu, allojeneik kök hücre naklinin akut lösemiler ve lenfomalar gibi malign hastalıkların yanı sıra aplastik anemi, bazı genetik hastalıklar ve bağışıklık sistemi bozukluklarında kalıcı iyileşme sağlayabilen en önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu söyledi. Nakil sayesinde hastaya sağlıklı bir kemik iliği kazandırıldığını belirten Ateşoğlu, bu tedavinin birçok hastalıkta tek kalıcı çözüm olabildiğine dikkat çekti.

Naklin, HLA doku grubu uyumu bulunan sağlıklı donörlerden alınan kök hücrelerle yapıldığını vurgulayan Ateşoğlu, en uygun donörün hastayla tam uyumlu kardeş olduğunu, ancak bunun olasılığının yüzde 25 civarında kaldığını ifade etti. Uygun donör " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">kardeş donör bulunamadığında ulusal doku bankası TÜRKÖK üzerinden tarama yapıldığını, gerekirse uluslararası donör veritabanlarının da devreye girdiğini belirtti. Ayrıca yarı uyumlu akrabalardan yapılan “haploidentik” naklin de önemli bir alternatif olduğunu dile getirdi.
Kök hücre donörlüğünün gönüllülük esasına dayandığını hatırlatan Ateşoğlu, 18–35 yaş aralığında sağlıklı bireylerin donör olabileceğini, kök hücrelerin çoğunlukla koldan alınan kan yoluyla toplandığını ve donöre zarar vermeyen bir ilaç uygulamasıyla bu işlemin gerçekleştirildiğini söyledi. Ateşoğlu, “Uygun donör bulunması birçok hasta için hayati önem taşımaktadır. Donör olmak, bir insana yeni bir yaşam şansı vermektir” dedi.

- Türkiye Nakil Haritası: 115 Merkezde Uluslararası Standartlar

 

​Türkiye’nin son 40 yılda katettiği mesafeyi rakamlarla özetleyen Türk Hematoloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’nin bölgedeki lider konumuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"1984’te başlayan nakil yolculuğumuz, bugün dünya standartlarında 115 merkezle devam ediyor.


- Hücresel Tedavilerde Gelişmeler

​Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnci Alacacıoğlu yaptığı konuşmada, kanser tedavisinde bağışıklık sistemini yeniden programlayan immünoterapilerin geldiği noktayı değerlendirdi. CAR-T hücre tedavilerinin özellikle nüks veya dirençli hematolojik kanserlerde çarpıcı başarılar sağladığını vurgulayan Alacacıoğlu, bu tedavilerin artık bazı hasta gruplarında standart yaklaşımların önüne geçtiğini ifade etti.

Nüks akut lenfoblastik lösemi, dirençli büyük B hücreli lenfoma ve çoklu tedavi sonrası nüks eden multiple myeloma hastalarında CAR-T uygulamalarıyla yüksek yanıt oranları ve uzun süreli sağkalım elde edildiğini belirten Alacacıoğlu, özellikle büyük B hücreli lenfomada CAR-T tedavisinin otolog kök hücre nakline üstünlüğünün klinik çalışmalarla gösterildiğini aktardı.Prof. Dr. Alacacıoğlu, doğru hasta seçimi ve tedavilere erişimin artırılmasıyla birlikte CAR-T hücre tedavilerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla hastaya uzun süreli yaşam ve hatta iyileşme umudu sunacağını vurguladı. Her hasta için özel üretim yerine, "raftan hemen alınıp kullanılabilecek" allojenik (evrensel) CAR-T hücreleri üzerinde çalışmaların devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.