DİLEKCE
Köşe Yazarı
DİLEKCE
 

Savaşın Kanlı Elleri: Neyi Paylaşamıyoruz ?

İnsanlık tarihi, ne yazık ki zafer çığlıklarından çok, geride kalan çocuk ayakkabılarının sessiz ağıtlarıyla yazılıyor. Bugün Ortadoğu’dan yükselen dumanlar, Gazze’de "savaş" kelimesinin bile hafif kaldığı o büyük yıkım ve İran’da hedef alınan okullarda sönen genç hayatlar... Hepsi tek bir soruyu yüzümüze çarpıyor: Neyi paylaşamıyoruz? Bu neyin hırsı? ​Savaşın Adı Yok, Sadece Acısı Var ​Bir strateji masasında soğukkanlılıkla alınan kararlar, sahada masum çocukların nefesinin kesilmesi olarak karşılık buluyor. Gazze’de yıllardır süregelen kıyım, artık askeri bir operasyon değil; insanlık onurunun enkaz altında kalışıdır. Bir okulun bombalanması sadece bir binanın yıkılması değil; bir ulusun geleceğinin, hayallerinin ve yaşama sevincinin katledilmesidir. Güç hırsıyla körleşmiş gözler, ne yazık ki parçalanan aileleri ve yarım kalan çocuklukları görmüyor. Liderlik: Halkını Kucaklamak mı, Zulmetmek mi? ​İran’daki son gelişmeler, bir ülkenin liderliği ile halkı arasındaki kopukluğu tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Bir tarafta yas tutanlar, diğer tarafta baskıcı yönetimden bıkıp sokaklarda sevinç gösterisi yapanlar... Bu tablo, bir liderin sadece kendine benzeyenleri değil, tüm halkını kucaklaması gerektiğinin en acı kanıtıdır. Kendi halkına zulmeden, farklı fikirleri demir yumrukla ezen yönetimler; dışarıdan gelen bombalar kadar içeriden de çürürler. Oysa gerçek liderlik, ülkesinin çocukları ölürken halkını tek bir vicdanda birleştirebilmektir. ​Bir Vizyonun Sönmeyen Işığı ​Bugün Ortadoğu’daki bu kan gölüne bakıp da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehasına hayran kalmamak mümkün mü? Yüzyıl öncesinden bugünün karanlığını gören o büyük vizyon, bize sadece bir vatan değil, evrensel bir reçete bırakmıştır: "Yurtta sulh, cihanda sulh." Onun adını silmeye çalışanların, bugün komşu coğrafyalardaki parçalanmışlığa, çocuk cesetlerine ve liderine yabancılaşmış halklara iyi bakması gerekir. ​ Meşru Olmayan Her Savaş Bir Cinayettir Tam da bu noktada, bir asır öncesinden gelen o kararlı ses zihinlerimizde yeniden yankılanıyor. Savaş meydanlarından zaferle çıkmış, askeri dehası tüm dünyaca kabul edilmiş bir dahi olmasına rağmen Atatürk; "Harp zaruri ve hayati olmalı. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça harp bir cinayettir!" diyerek insanlığın tek kurtuluş formülünü ilan etmiştir. ​Eğer bir savaş, bir milletin var oluş mücadelesi değil de sadece birilerinin güç hırsına veya ideolojik baskısına hizmet ediyorsa; o artık bir savunma değil, toplu bir cinayettir. Bugün dünyanın tüm mazlum coğrafyalarında işlenen bu cinayetleri durdurmanın yolu, yine Atatürk’ün barış idealine sıkı sıkıya sarılmaktan geçer. ​Dünya liderleri, kendi halklarını ayırmadan kucaklamayı, çocukları bombalardan korumayı ve barışı en büyük zafer saymayı başardıkları gün, insanlık onuru yeniden ayağa kalkacaktır. Atamızın dediği gibi; meşru bir sebep olmaksızın dökülen her damla kan, insanlık tarihinin sayfalarına sürülmüş kara bir lekedir. Bu lekeyi temizleyecek olan ise nefret değil, vicdanlı bir liderlik ve sarsılmaz bir barış iradesidir.    
Ekleme Tarihi: 01 Mart 2026 -Pazar

Savaşın Kanlı Elleri: Neyi Paylaşamıyoruz ?

İnsanlık tarihi, ne yazık ki zafer çığlıklarından çok, geride kalan çocuk ayakkabılarının sessiz ağıtlarıyla yazılıyor. Bugün Ortadoğu’dan yükselen dumanlar, Gazze’de "savaş" kelimesinin bile hafif kaldığı o büyük yıkım ve İran’da hedef alınan okullarda sönen genç hayatlar... Hepsi tek bir soruyu yüzümüze çarpıyor: Neyi paylaşamıyoruz? Bu neyin hırsı?

​Savaşın Adı Yok, Sadece Acısı Var

​Bir strateji masasında soğukkanlılıkla alınan kararlar, sahada masum çocukların nefesinin kesilmesi olarak karşılık buluyor. Gazze’de yıllardır süregelen kıyım, artık askeri bir operasyon değil; insanlık onurunun enkaz altında kalışıdır. Bir okulun bombalanması sadece bir binanın yıkılması değil; bir ulusun geleceğinin, hayallerinin ve yaşama sevincinin katledilmesidir. Güç hırsıyla körleşmiş gözler, ne yazık ki parçalanan aileleri ve yarım kalan çocuklukları görmüyor.

Liderlik: Halkını Kucaklamak mı, Zulmetmek mi?

​İran’daki son gelişmeler, bir ülkenin liderliği ile halkı arasındaki kopukluğu tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Bir tarafta yas tutanlar, diğer tarafta baskıcı yönetimden bıkıp sokaklarda sevinç gösterisi yapanlar... Bu tablo, bir liderin sadece kendine benzeyenleri değil, tüm halkını kucaklaması gerektiğinin en acı kanıtıdır.

Kendi halkına zulmeden, farklı fikirleri demir yumrukla ezen yönetimler; dışarıdan gelen bombalar kadar içeriden de çürürler. Oysa gerçek liderlik, ülkesinin çocukları ölürken halkını tek bir vicdanda birleştirebilmektir.

​Bir Vizyonun Sönmeyen Işığı

​Bugün Ortadoğu’daki bu kan gölüne bakıp da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehasına hayran kalmamak mümkün mü? Yüzyıl öncesinden bugünün karanlığını gören o büyük vizyon, bize sadece bir vatan değil, evrensel bir reçete bırakmıştır: "Yurtta sulh, cihanda sulh." Onun adını silmeye çalışanların, bugün komşu coğrafyalardaki parçalanmışlığa, çocuk cesetlerine ve liderine yabancılaşmış halklara iyi bakması gerekir.

​ Meşru Olmayan Her Savaş Bir Cinayettir

Tam da bu noktada, bir asır öncesinden gelen o kararlı ses zihinlerimizde yeniden yankılanıyor. Savaş meydanlarından zaferle çıkmış, askeri dehası tüm dünyaca kabul edilmiş bir dahi olmasına rağmen Atatürk; "Harp zaruri ve hayati olmalı. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça harp bir cinayettir!" diyerek insanlığın tek kurtuluş formülünü ilan etmiştir. ​Eğer bir savaş, bir milletin var oluş mücadelesi değil de sadece birilerinin güç hırsına veya ideolojik baskısına hizmet ediyorsa; o artık bir savunma değil, toplu bir cinayettir. Bugün dünyanın tüm mazlum coğrafyalarında işlenen bu cinayetleri durdurmanın yolu, yine Atatürk’ün barış idealine sıkı sıkıya sarılmaktan geçer.

​Dünya liderleri, kendi halklarını ayırmadan kucaklamayı, çocukları bombalardan korumayı ve barışı en büyük zafer saymayı başardıkları gün, insanlık onuru yeniden ayağa kalkacaktır. Atamızın dediği gibi; meşru bir sebep olmaksızın dökülen her damla kan, insanlık tarihinin sayfalarına sürülmüş kara bir lekedir. Bu lekeyi temizleyecek olan ise nefret değil, vicdanlı bir liderlik ve sarsılmaz bir barış iradesidir.

 
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Özgür Bütüner
(01.03.2026 18:13 - #436)
Dünya Halkları birleşmedikçe Emperyalizm ve onun işbirlikçileri, insanları,canliları ve tüm evreni yutmak için neden aramayacaktır
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gollerbolgesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24